Çiçeklerimin dallarından koparıp
Gamzene dikmişsin
İzinsiz
Sil şu yüzündeki gülüşümü
Ben göğe kaçtım
Ben eski çağlardandım uyuşmadık
Bizi ve her şeyi yaktım
Gece gündüze gülden aktı...
Başka şehre yola koyulduğumda
Hâlâ yangınımı sürüklüyordum
Hayatımın siyah beyaz çizgisinde
Gün batımım, aşktan altın bileziğim
Tan vaktim, aşkıma altın bileziğim
Sevda güneşi, nabzımdaki zihnetim
Bileğimi sararken siyahi zaman
Güneşi üstüme serseniz ne olur
Bedenim buz kesmekte.
Biliyorum biliyorum
Beyaz bulutlara sardınız beni,
Başınızın üstünde yerim,
Sallıyorsunuz beşiğimi,
Ne vakit kendimi dikkatlice aynanın karşısına alsam
Biraz annem, biraz babam durur yanımda.
Bir çift gamzemde yan yana uyuyor gibilerken
Bakışlarımın simasından
Gözümde canlanıveriyorlar
Tebessümlerimde açarken çiçekleri.
Yokluğundan yağış alan
Orman yağmurlu gözlerim
Uçsuz bucaksız özlemim
Yine yolumu kaybettim
Sesimi bir daha duysan
Aylardan nisan
Tülbentin çiçeklenmiştir annem.
Nanelerin, kekiklerin
Ellerinden öpüyordur hasretle.
Sen gitmedin ki beş nisanda.
Ceviz ağaçlarında
Düştü rüyamda gördüğüm
Ey benim güzdeki ömrüm
Kışa koşar çiçek açtım
Ben bir hayalden uyandım
Çözülmesin bu kördüğüm
Ellerin kekik kokuyordur şimdi
O tepenin eteğinde.
Gözlerim sana su taşıyor
Ayak ucunda bir bahçe hüznü.
Ne vakit
Gözlerimden ansızın yağsam
Gökkuşağındaki
Yediveren acınla karşılaşıyorum
An sızın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!