Acının sesini kısmak için
Sabahtan akşama kadar müzik dinliyorum.
Gece oluyor
Başımı yastığa koyar koymaz
Acının nakaratı
Sağır ediyor kulaklarımı.
Bu şarkı niye
Böyle vuruyor beni
İçime bir ağrı çöküyor
Nefes alışım aksıyor
Acımın tek tanığı yine benim aralıksız...
İnsan, uyurken içinin acıdığını, yüreğinin yandığını hisseder mi? hissedermiş meğerse duyguları ete, kemiğe büründüğünde...
İnsanın duyguları ete, kemiğe bürünmüşse; bu, acısının tanığı sadece kendisinin olmasındandır...
Herkesin kalbi var da herkesin kalbinde duyacak kulak, görecek göz yok.
Sınırsız sevmeli diyorsun
Yağmur gibi yağan sevgime
Bir bardak suyu esirgedin
Çölünde gül nasıl serpilsin!
Cılız sevgini ben besledim
Mevsimlerden bahardın.
Umutlar yuva kurmuştu dallarına.
Boyunu seviyorduk çiçeklerinin.
Hayaller kuruyorduk birlikte.
Evin barkın olacaktı sevdiğinle.
Ömrüne salıncak kuracaktın çocuğun için.
Gözlerimde tütüyorsun akşamlara
Akşamlar can kenarında bekleme odası.
Buğulanan canıma adını yazıyorum
Şiirler şaha kalkıyor kalbimde.
Göğsüme küt küt vuruluyor
Ey sevdam sabret
Düş yolundayım
Yokluğun gurbet
Kuru daldayım
Ben nasıl uyuyayım şimdi,
Üstün, başın, kan,ter içinde.
AN KARA
Yüreğim daralıyor;
Bir kaleme kaç ceset sığar.
Denizde yaşayıp,
Beni anlayacaksan
Kendine tarafından değil
Benim tarafımdan anla...
Ya da bırak hiç anlama...
Anlayın! İnce ruhlu insanlar çabuk kırılır...Sevgi Gül İlkaN




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!