Göğsümün
bütün kemikleri titredi;
gece kendi karanlığını yutarken
ben hâlâ seni bekledim.
Rüzgâr geçiyor penceremden,
ama içimde fırtına var.
Her hatıra
dikenli bir yol gibi saplanıyor yüreğime…
Ve ben,
sessizliğin içinde kaybolmuş
bir çığlık olarak kalıyorum.
Her gece
titreyen kemiklerimle konuşuyorum;
kelimelerimi duyacak kimse yok,
ama yine de fısıldıyorum…
Gözlerim, karanlıkta kaybolan yıldızlara takılıyor,
ve içimde, sessiz bir okyanus gibi dalgalar yükseliyor.
Her hatıra,
beni ben yapan kırık bir taş gibi yerinden oynuyor,
ve ben,
kendimi toplamaya çalışırken
her seferinde biraz daha dağılıyorum…
Ama belki de bu titreme,
yaşamak demek;
ve ben hâlâ,
titreyen kemiklerimle
hayatın kıyısında duruyorum…
Kayıt Tarihi : 28.03.2026 00:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!