Ben senin karanlığına mum yaktım,
Eridim...
Avuçlarımda sana ait binlerce yara izi,
Kimse bilmez içimde sakladığım o asıl bizi..
sönmüş mumun dibinde kalan son tortuyum şimdi
Kendi külümden doğmaya mecalim yok ateşim sende kaldı.
bu şehir artık baştan aşağı bir mezarlık
İçimde selası okunmamış binlerce "biz" gömülü..
Ben senin uçurumlarına köprüler kurdum kemiklerimden..
Sen karşıya geçince, ilk balyozu o köprüye vurdun.
Yıkılan sadece taş değil ruhumun iskelesiydi
Şimdi hangi limana yanaşsam, sularım zehirli..
Fedakarlık dediğin, benim boynumda bir urgandı
Ben o ipi senin saçlarından ördüm, sen ise altımdaki tabureyi çektin.
Nefesim kesilirken bile "canın sağ olsun" dedim ya
İşte o an, kendi cenazemin tek cemaati oldum.
bu sessizlik
En çok sana söyleyemediğim o güzel cümlelerin yorgunluğu.
Kırgın mıyım? Evet...
Ama bu öyle bir kırgınlık ki içimde tek bir harf bile kıpırdamıyor artık.
Sitemim dağlar kadar değil sevgilim
Sadece bir "canın sağ olsun" kadar..
Ah benim gece gözlüm
Ben senin için dünyayı yakardım da.. biliyorum...!
biliyorum,sen şimdi o yangında sadece ellerini ısıtıp gidersin...
Kayıt Tarihi : 29.03.2026 00:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!