Sessiz Liman Şiiri - Sabri Servetoğlu

Sabri Servetoğlu
182

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Sessiz Liman

Sus artık, söyleme adını.
Sevgi dediğin bazen bir kapı aralığında kalır,
bazen de hiç dönmeyecek birinin ayak sesidir.

O mu sevdi seni?
Belki bir zamanlar.
Kara gözlü bir akşam gibi geçti içinden,
sonra sabah oldu ona,
başka sokaklara karıştı.

Ben hâlâ eski bir şarkının içinde
adını ararken,
sen çoktan değiştirmiştin mevsimini.
Yeni rüzgârlara açılmıştı yelkenlerin,
bense kıyıda unutulmuş
bir sabır taşı...

Ne kadar yoğursam sevgiyi ellerimde,
hamurunda eski bir keder vardı.
Aşk dediğin şey bazen
pişmeyen bir ekmek gibi
kokusunu bırakır şehre.

Unutmuştum sanıyordum seni.
Aşkın o mavi tarafını
bir kitabın arasında saklamıştım.
Eski bir fotoğraf gibi uyuyordu orada.
Her baktığımda uyandırıyordum;
iki çeşmede iki ayrı sunak.

Biliyorum, sen çoktan unuttun.
Biraz değil, çoktan.
Belki de unutuşun bile
benden daha .

Ferhat dağları deldi,
Şirin suyun sesini duydu mu bilmem.
Ama insan sevdiğinin değerini
kaybetmeden anlamıyor bazen.

Sen ne toprağın susuzluğunu bildin,
ne kirpiğe düşen bir damlanın
gece boyunca nasıl ağırlaştığını.

Oysa ben seni
günün saatlerine böldüm.
Yirmi dört saatlik dünyamın
neredeyse tamamında sen vardın.

Şimdi aşkın mavi rengini kendime bıraktım.
Suyun adını nehir koydum,
uzaklığını deniz.

Belki bir gün dönersin.
Hiç dokunulmamış bir kıyıya,
eski bir şarkının son dizesine,
kalbimde hâlâ bekleyen
o sessiz limana.

Sabri Servetoğlu
Kayıt Tarihi : 9.07.2026 14:43:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!