Deniz kokulu Küllü Yangınını alda Gel…
Canpolatım,hüzünlü kuğum;
Diyorsun ki neden hep böyle hüzünlüsün?
Diyorsun ki neden hep böyle suskun?
Biliyorsun;
Geceni seviyorum
Mavi Çan Çiçeğim…
Biliyorsun ;
Heheyt Mübarek;
Cüneyt dede yaşlandı
Tarık Baba vefat etti
Kadir abi hasta
Kimse kalmadı ...
Bende kendimi pek iyi hissetmiyorum
Döşkaya’ya…
Dostum ,Çığ yüreklim;
Nerde bir sahipsiz bank görürsen
Gözleri yerlerde gezineni
Yakılan limanı
Yolculuk…
Ama nereye?
Hevesine sınır konulmayan
Şiirlerin en uzun boylusu
Ömür kısa, Vakit azdan az…..
Hasret gibi keskin/varoluşsal sanrılar
Önce ekmekler küçüldü
Sonra herşey..
Kimi kime şikayet edeyim?
Annelik görmemiş anneye mi?
Babalık görmemiş babaya mı?
En acımasız devrimci
Put kırıcı bakışların nerede?
Sana bırakılan emanete sıkı sıkı sarıl
Aşk dayanıklılık ister…
Tek cümle,Fitnesiz cümle;
Cumhuriyet…
Milyon kere milyon, kaçıp kaçıp gittiğindir
Çığırtkan diyarında perçemsiz çiğdem,Aşk alfabesinde ki ilk harf
Gitmiyorsun şiirimden,ölüm haberleri içinde bile
Buğdayın türküsü,bizler,yani biz…Gobit ekmeği
(şimdi Arguvanda hasata durmuş Kayısıdır beklenen…!)
Deniz ertesiysem,
Bir ağaç olsam;
Ah bir ağaç....Rüzgar ağacı...
Unutulmuş Bir İstasyonda,
parçalansam,lime lime edilsem; kağıt olsam
Vetiver koksam yada Vanilya
Selefon veya mat kuşe;
Ve Ben;
Benliğim üzerimde iken
Yazmalıyım ,fütursuzca..Dilimde Eylül kaçağı
İmanım,dalından koparılan,alımlı zarf…pembe şal
Vakit dolunca o ağacın altına gömülelim.
Kırk yedilik mırıltı;Ellerin/Güneş soyun,Yıldız giyin..




-
Servet Alkan
-
Kerem Derviş
Tüm YorumlarPardon...Yeni gördüm.Tebriklerinizi ....Teşekkürler...Saygılar...
Gönülden dile getiriyorsunuz hislerinizi. Şiirleriniz gerçekten çok manidar. Başarılarınız devamını diliyorum.