Ülkemin üzerinden yıldızlar dökülür
Güneşten atomlar kopartırım
Sen gel, ben gideyim
Soğusun hüznün sokakları
Demir ve beton
Her seferinde ellerimi öper
Sen beni anlarsın…
Bana da yer aç o fenerin altında
Hayat bizi istemiyor madem, gideriz
Dönüp bakmadan arkamıza
Gideriz, dünya yarım kalır
elimde tuttuğum
yağmur yağdırmayan bulut
nemden yoksun
sevgiden mağdur
yüzümden asi
Zamanda yol alır gibi.
Fark ettin mi?
Gezegenlerin milyonlarca ışık yılı uzakta olduğunu
Tufanların kopup, savaşların ülkeler yıktığını
Depremlerin yerle bir ettiğini
Haritaların ha bire değişip durduğunu,
Sınırların tekrar çizildiğini
vakitsiz gece yolcusuyuz biz,
üstelik gidilmekle silinmez izlerimiz..
hadi bu akşam da solusun karanlığı demir işçileri
bu akşam da yorgunluklar tüketsin bedenleri
söyle...
hangi zımpara taşı yontmakla tüketir sevgimizi?
Nerde iki sevgili görsem, el ele, göz göze
Acıyasım geliyor
Daha bilmedikleri bir şey var
Daha öğrenecekleri
Çünkü onlarında canını yakacak aşk
Kuruyan bir ekmekten ufalanan parça gibi dökülürüm
Anam yokluktan ağlar, ben çaresizlikten bükülürüm
Yiyene ziyan eyler bu haram mal ise, geçen an heba ise
O`nun rızasını kazanmayacaksa eğer, Eyvah!
Bütün bir kazaktan parça parça ip gibi sökülürüm
Evrenin en parlak yıldızını
Kitaplar, Pistol yıldızı diye yazar
Oysa ben evrenin en parlak yıldızını
Gözlerinde gördüm…
Dünyanın en güzel çiçeği
Dargınım kendime
Artık gitmiyorum
O gittiğimiz yerlere
Ve ben uyuyamıyorum
Sen gittin diye...
Sanki eksiğim,
Yalnızlık odama girmeye görsün
Gelir yatağıma uzanır, başını yastığıma koyar
Ellerini yüzüme sürer tıpkı senin gibi
Öyle diker ki gözlerini, ta! gözlerimin içine
Üstüme bir demir kapının sürgüsünü sürer
...
Sevmiyor demişti ya, sevmiyor demişti ya!
En son kopartırken
Yapraklarını papatyalar…
merhaba beğeniyle okudum.Serkan bey sevgi dolu yüreğini kutlarım.
harika... çok beğendim bunu. o kadar güzel anlatmışsınız ki..