Ne çok şey değişti hayatımda,
Olanlar,
Olamayanlar...
Çıplak ayaklarla mutluluğa koştuğum günlerden sonra,
Dünde kalan tüm hikayelere ne çok takılıyorum.
Gecenin karanlığıydı yaşadığım,
Üstüme üstüme örtüldü karanlıklar,
Hangi sabah gelecekse gelsin artık,
Dönmek olsun muradın.
Ne hayallerim vardı da,
Şehir eşkıyaları böldü hülyalarımı.
Ufukta baki bir zaman,
Gözlerimin altında karartı,
Çukur çukur olmuş yollar,
Ürkütüyor tenimi esen rüzgarlar.
Zamanın sarkacı alıyor beni,
Hercai duygular sarıyor her bir yanımı,
Gönlümde hicranın yarası,
Hangi yöne gitsem bilemedim.
Bir şehir üzerime çullanıyor,
Söküp attım kaldırım taşları gibi geçmişi,
İzleri bırakmıyor yakamı.
Merhametinden eritsen dağları neye yarar.
Şimdi her bir yanımda hüzün musikisi çalıyor.
İçimde bir şehir dolaşıyor,
Binlerce ses kulaklarımda,
Cevap vermekte zorlanıyorum,
Bir de susanlar var içimdeki şehirde,
Susmak da zor konuşmak da.
Hangisi senindir diye sormayın bana,
İçimdeki ses sen de biliyorsun yaşananları,
Öyle çarpıyorsun ki duvarlarıma tarumar oluyorum.
Nereye gitsem hep senin gibi yalnızım.
Hergün toplanan yüzbinleri anlayamıyorum,
Kırk ikindi yağmurlarında yeşeren hayatları arıyorum.
İçimde öldü yaşayanlar.
Nerde bilmiyorum şimdi onlar.
Bir mahluk ki omurgasızlar,
İçimde öldü onca anılar.
Bilmiyorum geçti yaşanılanlar.
İçindeki çocuksu düşleri bırakma,
Bir oyun kur düşlerinde arkadaşlarınla,
Bozulmamış kıyıları hayal et,
Uçurtmanı al rüzgara bırak kendini,
Gökkuşağı renkleriyle boya hayatı.
Bugün maziyi hatırladım.
Maziyle bugün arasına köprüler kurdum kendimce.
Seninle bugün arasına.
Bugün seni hatırladım.
Senden kalanları hatırladım
O günü;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!