Serdar Tunçluer Şiirleri - Şair Serdar ...

Serdar Tunçluer

Aklın bittiği yerden
bir deli çıka geldi
mantığın özlendiği
yerden geldi ukala
biri dedi gerekliyim
biri dedi olmaz olur

Devamını Oku
Serdar Tunçluer

İnkar edemem asla feryadı var gönlümün,
Bir bülbüle aşık oldu gül dalında gördüğüm,
Bir yaz günü sabahı nerden geldi bilinmez,
Esti belki bir saba rüzgarı mı bilinmez

Hali mahzun bir içli,tarifsiz bir sesi var,

Devamını Oku
Serdar Tunçluer

Ayaklarımın altında bir çekirge,
Bassam ezilecek,
Bu kaçıncı sıçraması,
Ezseler geberecek,

Diye yazmış bir şair,

Devamını Oku
Serdar Tunçluer

Beynelmilel bir hırsızla bir gazetecinin röportajı esnasında, gazeteci hırsıza şöyle bir soru sorar... ' en önemli özelliğiniz nedir.? ', hırsız cevap verir ' öyle hızlı çalarım ki çalınan göremez..! , gazeteci şaşkın ' bu kadarı da fazla, inanmak istiyorum, mesela şu masadaki adam ' diyerek gösterir ' örnek verebilirmisiniz ', hırsız gayet rahat ayağa kalkar, masaya yönelir ve sonra döner, gazeteci yine şaşkın ' tamam mı? bitti mi? ' diyerek hırsıza sorar, hırsız ' tamam bitti ' der ' isterseniz gidip kendisine sorabilirsiniz ' der; gazeteci ayağa kalkar, masaya yönelir ve şahsa sorar ' beyefendi herhangi bir şeyinizi kaybettiniz mi? adam ' evet ' der ' göremiyorum '...!

Tunçluer


Not: Bizlerde göremiyoruz!

Devamını Oku
Serdar Tunçluer

Hem varmış, hem yokmuş. Evvel zaman dışında, kalbur duvar üstünde Brakula isminde bir Ülke varmış. Tabi ki bu Ülkede Brakulalılar yaşarmış. Ülke hergün yeni baştan yıkılır, yeni baştan kurulurmuş. Bu sebepten bir türlü büyümeyip bir cenin ülke kalmasının yanında, en çok satılan ürünü olan deneme tahtaları, çoluk çocuk, cahil geri, bilir bilmez, ukalası dangalağı, çok bilir’i az bilir’i, aşağısı yukarısı, yollusu yolsuzu, hırsızın huysuzun elinde her gün, her ay, her yıl, her asır bozup kırıp, yapıp döküp, modelleme ve denemeler ile oynanılıp durulurmuş.
Var yemezler hiç yemezler, gösteripte hiç vermezler, ondan kalmış bundan kalmış, akşam almış sabah satmış, ayrılıkçı gayrıklıkçılarda bu durumdan istifade edip Brakulalıları mv lerde malan haberler ve müp tekler ile oyalarken, içlerindeki bir kişinin mefsi için yetmiş kişiyi kullanıp hayatlarını on yıllardır idare ederlermiş.
Yapa boza, kıra düze bir türlü tatmin olmayan azınlık birileride sandık kurup ikide bir Brakulaları seçimlere davet ederlermiş. Brakulalarda tıpış sıvış, kapış kaçış, dalış çıkışlar ile paşa maşa, bata çıka, ata tuta kimisi mahvelerden, kimisi astanelerden, kimi ırlardan, kimi dağılardan bu sandıkların başına giderken bir günde olsa çalımları ile gururla, alımları ile onurla Brakulalı olduklarını hissederek oylarını atarlarmış. Ertesi gün sabah iki defa uyandıklarında hiç bir şeyin değişmediğini gördüklerinde soluklarının çıkması için biri veya birilerinin bağırmasını bekleyerek sinerler biri bağıdığında ise hep bir ağızdan bir koro halinde Brakulacılıklarını kabartırlarmış.Başka türlü sesleri çıkmazmış.
Ancak bir süre sonra unutup eski hamamın taslarını birbirlerine atarlarmış.
Tabiki ortak özellikleride varmış. Mesala malanı çok severlermiş. malanla zaman kazanıp foyaları ortaya çıkıncada gayet geniş davranarak aradan sıyrılırlarmış. Diğer özelliklerini sıralamaya gelince mesela ' elinden ne iş gelir diye sorgulanınca ' hemen ' mabi ne olsa yaparım ' derlermiş. Ancak işi aldıktan hemen sonra asmaya kesmeye, itmeye kakmaya, yutmaya başlayıp arazide kaybolmayı çok iyi bilirlermiş. Bir süre sonra işlerini kaybedincede mapital düşmanı havalarına girip mapitalistleri mötülerlermiş. İşe girene kadar ağdaki bütün mayılar akrabaları olurmuş.İşe girince mayıların şakşakçısı olarak en iyi mayının matronları olduğuna dair eklamize yapıp, arada kaynayıp hayatlarını idare ederlermiş. Bir kısmıda ahve köşelerinde Brakulayı yıkıp tekrar kurarak Brakula vekilciliği ile oyalanıp igaralarını üttürürlermiş. Akşam olunca evleklerine gidip esirelerine
' kıymetimi anlamıyor erefsizler ' diyerek yakınırlarmış.

Devamını Oku
Serdar Tunçluer

Ne yiv bıraktı, ne set bu hayat
Gözden baksam, gezi göremem
Gezi görsem, arpacık zorlar beni
Hedefe kitlenmek ne mümkün
Şartların boğar, en yakın zorlar seni

Devamını Oku
Serdar Tunçluer

Dram dolu bir sahne, anlatılan doğruysa,
Anlamadım hiç bir şey,söylenenler doğruysa,
Göz yaşı var bir sürü, ekte yalan sahnesi,
Nerde aşkı süsleyen, bitmeyecek bestesi

Nice örnek bulunur, aşkın hazin sonucu

Devamını Oku
Serdar Tunçluer

Bin İsa inse gök kubbenin ardından,
Dönmez ki bu garp çizdiği yolundan
Musayıda eklese misli ile Peygamber
Göndersede dönemez fikri sabit zorundan

Alışmıştır çarmıha dedesinden o miras

Devamını Oku
Serdar Tunçluer

Gömdü ya, bende bilme kabahat,
O böyledir işte…

Katlanır her acıya, yıllar yılı sabreder,
Bir bahane bulur ya,
Arz etmeden terk eder,

Devamını Oku
Serdar Tunçluer

Bir kendine sor..
Tarifi nedir aşkın..?
Bana dön anlatayım,
Yine sen dön uyu aşkım.

Devamını Oku