Gülde mahzun sevgilim, aynı hali ben gibi,
Bükük gördüm boynunu, nerde bülbül der gibi,
Açılmamış goncalar, sanki suskun ben gibi,
Gül bülbüle aşıkken, neden gitti der gibi,
Gül aşiyan sanırdı, dallarını bülbüle,
Ne mükemmel acılar, perdede yaşam sahnen
Ummadığın dramlar, seyre sunar zamanlar
Açmam desen ne çare, açılır ömrün varsa
Perdeler kaderindir, kaçamazlar duranlar
Başlangıçta doğumun bir müjdedir herkese
Varlığın beni, çok sever amma,
Özlemin üzer beni,
Her nasılsa olsun diyorsun, razıyım özlemine,
Ben anlamam diyorum özlüyorum seni,
Bir keresinde oda karanlığında,
Bir başka gün kapının ardında seni,
...Mehmet Bey ve Süreyya Hanım, yıllar süren memuriyet dönemlerin de, bölümleri ayrı dahi olsa, aynı ofis te birlikteliklerini devam ettirmiş evli bir çift.
Yıllar geçer emekli olurlar.
Günlerden bir gün, her zaman ki gibi saat tam 14:00'te, fiskos masalarının bir tarafın da Mehmet Bey, diğerin de Süreyya Hanım, hem kahvelerini yudumlar, hem de sohbetlerine devam ederken, pencerelerin den, hemen yakınların da ki bir evin çatısın dan dumanlar yükseldiğini görürler. Besbelli ki o apartmanda yangın çıkmıştır.
Süreyya Hanım mizacı ile, beklenmedik olaylar karşısın da panikleyen, Mehmet Bey ise tersine sakinliği ile bilinen bir insandır.
Sensiz İstanbulu neden özleyim
İstanbul bir başka, sen bir başkasın
Seyri alem bir şehir gözlerinin içinde
İstanbul bir alem, sen hülyalemsin,
Sensin her güftesi yazdığım sensin,
Pardon, bir daha söylermisin,
Hangi makamı hissettin mısralarımda?
Hicaz gibi hatırlıyorum,Yoksa nihavend'miydi,
Yaranma sen kimseye…
Harap etme kendini
Ol istersen sen gibi
Yor istersen kendini
Nedir uçman zıplaman, sek sek edip yorulma
Hiç fidan ektin mi? ektin mi hiç?
Bırak fidanı…tohumu gördün mü hiç,
Oynanır dünyada üstüne oyunlar,
Çalar tadını her gün, olanı bildin mi hiç,
Bil kilosu nedir bir kilo tohumun,
Fikri hür, vicdan’ı hür ha?
Ölmeden insanları, attınız cehenneme,
Bu nasıl bir kardeşlik, kime kalır bu kin ne?
Varmı ki bir ölmüşün arkasından gıybet’mek,
Varmı ki bir meftaya iftirayla zulm etmek,
Bir tutam nefes ilkbahardan,
Senin nefesin, yapıncak,kınasız,
Bazı güller kokuyor ve kekik ve hatta,
Hatta gurbet kokuyor sen konuşurken,
Ağlanacak veya ağlayacak bir şey yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!