Karganın gak demesi,
Her ne ise cinsinden,
O kargaki yüzyıllar,
Varolmuştur nefsinden,
Sen ben olsak ne deriz,
Sordum sarı kalbura
Ne geçer, ne geçmez
Dedi dostum ah..!
Dağ geçer, dert geçmez
Ün geçer, un geçmez
Sarmış dağ gibi adamı, başı duman
Karadır düşünceler, açmaz ne yaman
Nehirler geçer gözleri, seli bilinmez
Kahpeler pusuda gece görülmez,
Afeti deryadır, sandal ne yapsın
Dolmuştan indiğin zaman iki adımlık yoldur,
Bizim sokak gelir karşına esnafları hallice,
Kasap Hayrettin, bakkal Muhittin ve saire,
Kırmızı mine çiçekli ve hala cumbalı ev bizimki
Kaç müteahhit çaldı ve çalmış kapımızı bilinmez,
Dayanıyoruz işte,
Sümbülün bu feryadı, bir bülbülün yüzünden,
Aşık olmuş o bülbüle, sümbül bu ya derinden,
Vah denir ki böyle aşka, karşılıksız sevgidir,
Sümbülün hali berbat, bülbül bilmez kendinden,
Bülbül güle öyle aşık, görmüyordu sümbülü,
Bugün sensizliğimin yirmi altı bininci yılı,
Yirmi bir saat on üç dakika,
Birde otuz saniye,
Elli yedi salise geçti,
Son virgüle kadar..,
Etmem tercih şark’ı garp’a, garp’ı şark’ı terk eylemem,
Bir bütündür renkler ile, tek Bayraktır söz ettirtmem,
Tek bir cümle bu Vatanı, eyalete hiç böldürtmem,
Başkanlıktır senin fikrin, O da Atam söz ettirtmem.
Evet Dostlar…
Bir çocuk düşünün,
Yirmiüç yaşında
Bir çocuk düşünün
Hayatın baharında
Ayaklarımın altında binlerce sefer…gidilmedik,
Hangi yöne baksam bir sürü…görülmedik,
Bırakmıyorlar ki.
Kimi neyin peşinde?
Kimi yalan mahkumu,
Sararmış, defterimde bir sürü sayfa
Yılları, okunur hali ile görmek bile zor
Yazılmış, her anının arkasından bu sefer
Gidişim olmuşta, dönüşüm bana kor
Nedeni, bilinir tabiî ki bu gidişin sebebi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!