Tozlu raflarda kaldım,
bir cümlenin en kırılgan ucunda.
Henüz noktası düşmemiş,
adı konmamış bir yara gibi.
Hangi sayfayı açsam
bir kırık harf beliriyor karşıma.
Ne sesin yetişiyor bana
ne bu sessizlik çekiliyor aradan.
Mürekkep kurudu masada,
defter kapandı usulca.
Ben hâlâ aynı sorunun içinde:
Sen neredesin,
ben neredeyim?
Göğsümde kapanmayan bir parantez var.
Ne içine sığdırabildim seni
ne dışına çıkarabildim.
Sustum; eksildim.
Anlattım; tamamlanmadım.
Adını koyamadım bu sessizliğin,
çekip gidemedim gölgenden.
Sen gittin belki,
ama senden kalan boşluk
gitmedi hiçbir yere.
Bir gülüş,
yarım bırakılmış birkaç söz,
belki bir veda,
belki de hiç gelmeyecek
küçük bir açıklama…
İnsan bazen
kaybettiğine değil,
tamamlayamadığına yanıyor.
Belki benim suçum susmaktı,
belki seninki gitmek.
Bir cümlenin en kırılgan yerinde
asılı kaldı bu yürek.
Dön artık demem.
Diyemem.
Adını koyamadım bu sessizliğin,
gidemedim ardında kalan senden!
Defter kapandı, mürekkep kurudu;
Alacaklarım kaldı bu hayattan!
Eyüp Oflaz 2Kayıt Tarihi : 31.08.2026 14:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bir insan gider; ardından söylenmemiş sözler, sorulmamış sorular, yarım bırakılmış bir cümle kalır. Defteri kapatırsınız ama içinizdeki konuşma sürer. Karşınızda kimse yoktur; yine de anlatacaklarınız bitmez. “Sen Neredesin? Ben Nerede?”, gidenin ardından kendi yerini de kaybeden bir insanın iç sesiyle yazıldı. Susunca eksilmenin, anlatınca da tamamlanamamanın şiiri… “Dön artık” diyemeyen bir yüreğin, geride kalan boşlukla baş başa kalışı. “Alacaklarım kaldı bu hayattan!” derken yarım kalmış sevinçleri, beklenmiş bir açıklamayı, yaşanamamış günleri düşündüm. Bir insana söylenemeyen sözün sonunda bütün hayata yönelmesini… Bu şiir, YouTube’daki “Sözü Benden” kanalımda şarkı olarak da yayımlandı.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!