Ahirete iman etmeyince;
Dünyayı görür oyun, eğlence,
Yaşar durur kendi bildiğince…
Çal, oyna! Bura senin cennetin,
Öbür tarafta hesap çok çetin.
Yürür veyahut sürünür yeryüzünde,
Kimisi de kanat çırpar gökyüzünde,
İlahi kudret her birinin özünde…
Bir de ibret gözüyle bak! Kurda, kuşa,
İman et artık! İşi sarma yokuşa.
Putperest müşriklerin iç yüzü,
Gözlerinin önüne serilir.
Azap gelince değişir sözü,
Bu hâli ayetlerde yerilir.
Dara düşünce müşriğin başı,
Nice nice kavimler gelip göçtü,
Yalancı dünya denilen bu handan.
Kolay olmadı; yaşantı pek güçtü,
Hepsi de geçti zorlu imtihandan.
Uğramışlar sıkıntıya, belaya,
Ayetlerden çevirir yüzünü,
Müşrikler, Allah’a ortak koşar.
Kaybetse uzvunun bir cüzünü,
Tekrar onu yerine kim koyar?
Yoktur Allah’tan başka bir kudret,
Görürler Kur’ân’daki müthiş ahengi,
Değişir hemen yüzlerindeki rengi,
Lakin inat edip bırakmazlar cengi…
Çevirirler hakikatten yüzlerini,
Yalan sayarlar Resulün sözlerini.
Seçilmiş Peygamberler aralarından,
Duyurmuşlar insanlara hak olanı.
Vazgeçmemişler kutlu davalarından,
Neyse o; katmamışlar vahye yalanı.
Müjde ve uyarılar vardır içinde,
Kâfir hâlâ ipe un serer,
Gözü gerçeği görmez, kördür.
Sanma bir gün imana erer;
O, aşağılık bir nankördür.
Durmadan, cehaletle ister,
Kur’ân’a uy ve insanları uyar!
Huzur-u mahşerde çok hassas ayar,
Biriktirdiysen amel-i salih; yâr…
Yardımcın yalnız Cenâb-ı Allah’tır,
Eşi benzeri olmayan ilahtır.
Dünyevî nimetin içinde,
Hor görür Müslüman fakiri.
Görmek istemez meclisinde,
Fark etmez kalbindeki kiri.
Kâfirler istiyor diyerek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!