Bitti dünyalık geçici alayişi,
İşitilir feryadı ve inleyişi,
İşte karşısında cehennem ateşi…
“Ah! Keşke gönderilsek tekrar dünyaya,
Başlayacağız Allah’a inanmaya.”
Ahirete iman etmeyince;
Dünyayı görür oyun, eğlence,
Yaşar durur kendi bildiğince…
Çal, oyna! Bura senin cennetin,
Öbür tarafta hesap çok çetin.
Yürür veyahut sürünür yeryüzünde,
Kimisi de kanat çırpar gökyüzünde,
İlahi kudret her birinin özünde…
Bir de ibret gözüyle bak! Kurda, kuşa,
İman et artık! İşi sarma yokuşa.
Görürler Kur’ân’daki müthiş ahengi,
Değişir hemen yüzlerindeki rengi,
Lakin inat edip bırakmazlar cengi…
Çevirirler hakikatten yüzlerini,
Yalan sayarlar Resulün sözlerini.
Ürettiler türlü bahane,
Kaldılar tevhide bigâne,
Tavırları ise hasmane…
İnse de yazılmış bir kitap,
“Bu büyüdür” olurdu cevap.
Hak kitabın özüdür,
Olmazsa namaz olmaz.
Bu, Allah’ın sözüdür,
Asla yalan bulunmaz.
Bakın, ilk ayeti ne?
Gemiler yürütüldü karadan,
Bu olaylar değildir sıradan,
Yardım etti Mümine Yaradan…
Selam olsun güzel komutana,
Kazandırdı bu şehri vatana.
Bir olup birleşmişler,
Ölümü seyretmişler,
Kokuşmuş zihniyetler,
Bir leşmiş bu milletler.
Zulmü kendince mubah,
Allah; yüce, tek, bir,
Olamadık pek bir,
Temizlenmez bu kir…
Getir bari TEKBİR:
YÂ ALLÂHÜ EKBER…
Dağlarda barınacak kalmayınca inleri,
Ormanları yakmaya saldılar hainleri,
Ne söylesen anlamaz bulanmış zihinleri,
Adlarını koymuşlar; “ateşin veletleri.”
Ülkemin etrafı oldu maalesef yangın yeri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!