Musa Peygamber kavmi için su istedi,
“Elindeki âsanla taşa vur!” Denildi.
Fışkıran on iki pınar mucize idi,
On iki bölük içeceği yeri bildi.
Yiyin, için; ama bozgunculuk etmeyin!
Yahudilerin imana gelmesi hayal,
Hakikati bilirler ama derler masal,
Hangi birisini verelim buna misal,
Atalarının yolundalar gayet doğal.
Münafık olanlar inandık der Mümine,
Art arda gönderildi Peygamberler,
Gösterdiler birtakım mucizeler,
Buna rağmen hak yola gelmediler,
Hatta yalanlayarak öldürdüler.
Dediler ki: “Kalplerimiz perdeli,”
Tevrat’ı okuyan, bilen Yahudiler;
Beklerler dört göz ile müjdeli haber.
Müşriklere derler ki: “Bizimdir zafer;
Hele içimizden çıksın bir Peygamber.”
O beklenen Hazreti Muhammed (sas) idi,
Yahudi sordu Peygambere birkaç mesele,
Umduğu cevabı aldı hemen her suale,
Fakat konu geldiğinde melek Cebrail’e;
Dedi: Bizim düşmanımızdır o, durum böyle!
Bu iddialar Yahudilerin inadıdır,
İndirilen gerçekler açıktır; ayan beyan,
Sözünden cayan o, yok iman; var yalan beyan.
Habersizmiş görünürler Tevrat’ta yazılan,
İnkârlarıyla söner mi sanır nur-u Kur’ân.
Kime denir? Mümin, kâfir, münafık,
Anlatılır sure-i Bakara’da.
Öğren, oku, sana uygun hangi şık?
Uzak kalma Kurân’a bak arada.
Kur'ân-ı Kerim (Bakara, 2)
Yahudi ve Hristiyan olanların her biri,
Yayınlar dinlerine davet eden bildiri,
Derler ki: “Çok yanlış yoldasınız, gelin beri!
Hanif olan İbrahim’in dinine uyarız,
O müşriklerden değildi sizi uyarırız.
Biz Müslümanlar iman ile boyandık,
Küfrün pisliklerinden böyle arındık,
Ya Rab! Bütün şerlerden sana sığındık…
İman boyasını çıkarma üstünden,
Yalnız Allah’a kul ol, çıkma sözünden!
İki dünyada da ister isen mutluluk,
O zaman gerekir şartlara uygun kulluk,
Yönel Mescid-i Haram’a, kalmaz yorgunluk.
Hayırda yarışın, mahşerde buluşma var,
Her şeye kadir olan Rabb’e kavuşma var.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!