Vetoya kalkan bir el
Barışa olur engel
Adalet mi? Simgesel…
İlginç; bu nasıl güçtür?
Dünya beşten büyüktür.
Eller, ayaklar gelecek dile,
Yapamazsın sen orada hile,
Ne kadar uğraşsan da nafile.
Ebedi hayat seni bekliyor,
Bu hakikatin farkında mısın?
Bu ayet başlar düşündüren soruyla,
De ki: “Göklerde ve yerdekiler kimin?”
İşitir müşrikler bunu korosuyla,
Cevap verir soruyu soran el-Emin:
Elbette; şüphesiz ki yüce Allah’tır,
Fark etmez gündüz ya da gece,
Allah her şeyi işitendir.
Şüpheniz olmasın zerrece;
Açığı-gizliyi bilendir.
Müşrikler yapsa da pazarlık,
Yarattı Allah gökleri ve yeri,
O’nadır sadece bizim hamdimiz.
Bulunmaz; yoktur Rabbimin benzeri,
İzni ile gündüz olur gecemiz.
Varken varlığına sayısız delil,
Bu dünyada her bir beşer,
Kulluk sınavında pişer,
Bazen hayır bazen de şer…
Allah’tan her ikisi de
Öyle der bizim akide.
Müşrikler ehl-i kitaba sormuş,
Resul’le ilgili var mı kanıt?
Kitap ehli yalana başvurmuş,
Olumsuz olmuş verdiği yanıt.
Müşrikler: “Resul değilmişsin sen,
Yahudi ve Hristiyanların her biri,
Beklemişler dört gözle yıllardan beri,
Müjdelenen ahir zaman Peygamberi…
Kitaplarda O’nu anlatır satırlar,
Ehl-i Kitap bunu çok iyi hatırlar.
Rabbe iftira atar müfteri,
Yalanlayıp durur ayetleri,
Bitmez alay ve hakaretleri…
Zalimler eremez kurtuluşa,
Dünyada geldiler dolduruşa.
Hazreti Muhammed okurken Kur’ân’ı,
Kulak verir müşrik, kaçırmaz bu ânı,
Düşünmez; dinledikçe artar isyanı…
Anlamaz; kalbi hakikate kapalı,
İşitmez en güzeli; kulak tıpalı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!