Görünürde kendinden emin,
Gerçekte ise kaygan zemin,
Bir de kuvvetle eder yemin…
Resulden mucize isterler,
“Mutlak inanacağız” derler.
Bir ömür boyu devam eder savaş,
İnsanın ve cinlerin şeytanıyla.
Aman dikkat et kurallara, yavaş!
Günahlara dalma onun gazıyla!
İnse Melekler gökten verse selam,
Müşrikler kendi inancını savundu,
Peygambere bir öneride bulundu.
Hakem seçilmesi için etti ısrar:
“Hak ve bâtıl hangisidir? Versin karar.”
Hangisi helaldir, hangisi haram?
Öğretir bizlere Kur’ân ve sünnet.
Hükmüne olursan tereddütsüz ram;
Müjde sana! Ebedi yurdun cennet.
Anılmadıysa Rabbimizin adı,
Küfrün karanlığından göremez nuru,
Tavan yapmış kalpte kibri ve gururu,
Sadece buradadır onun süruru…
Yaptıkları işler süslü gösterildi,
Ayetlerde bu hâlleri çok yerildi.
Ey yolcular, lütfen çok dikkatli olun!
İmtihanla doludur ahiret yolun,
Kontrol et! Önün, arkan, sağın ve solun…
Fânisin burada! Bu dünya bir araç,
Bazen düzdür güzergâh, bazen dik yamaç.
Toplanır huzurunda inkârcı beşer,
Kurulur asla inanmadığı mahşer,
Sorulur işlemiş olduğu her bir şer…
“Hoş geldi şeytanın söylediği her laf,
İyi anlaştık, yaşamadık ihtilaf.”
Bu ayet başlar düşündüren soruyla,
De ki: “Göklerde ve yerdekiler kimin?”
İşitir müşrikler bunu korosuyla,
Cevap verir soruyu soran el-Emin:
Elbette; şüphesiz ki yüce Allah’tır,
Fark etmez gündüz ya da gece,
Allah her şeyi işitendir.
Şüpheniz olmasın zerrece;
Açığı-gizliyi bilendir.
Müşrikler yapsa da pazarlık,
Müminsin; yüklü fıtratında, özünde,
Çalış hem gecende hem de gündüzünde!
Dur, “Âlem-i Ervâhtaki” o sözünde…
Yanlış yapma aman ha! Allah korusun,
Unutma ki sen Allah’ın bir kulusun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!