Müşriklerde yerleşen bir âdet,
Artık olmuş onlarca ibadet,
Hepsi de putlardan ummuş medet…
Putperestler hadlerini aşmış,
Hatta Peygamberiyle tartışmış.
Allah seçti kimi kullarını,
İlahi vahyini verdi haber.
Gösterdi cennetin yollarını,
Halkına gönderilen peygamber.
Verilmiş kitap ve hikmet,
Bir de o nurlu nübüvvet.
Hepsi ilahi inayet,
Bulmuşlar Hakk’tan hidayet.
Onları inkâr ne cüret!
Göremedi gerçeği, perdeli gözü,
“Allah bir şey indirmedi” oldu sözü,
Çevirdi inkâr yönüne doğru yüzü…
Tanımadılar Allah’ı gereğince,
Saptılar menfaatlerine değince.
Düşmüştü insanlık amansız çukura,
Karanlığa gömülmüştü Ümmü’l-Kurâ,
Vahyin aydınlığında kavuştu nura,
Huzurun tek adresi oldu bu Kur’ân.
“İnsan sözü olamaz” der O’nu duyan,
İnkârda sınır tanımaz nasipsizler,
Atalarının bâtıl yolunu izler,
Ne biçim, acayip mahluksunuz sizler…
Var mı bunlardan daha zalim olanı?
Eksik olmaz iftirası ve yalanı.
Kişinin korkudan kesilir nefesi,
Her birisinin alınır ifadesi,
Yaşanır ibretlik bir mahşer sahnesi…
Yapılan kötülük yanına kalmaz kâr,
Varsa salih amel; sana en büyük yâr.
Bir tane tohumdan, çekirdekten,
Yemyeşil filizleri çıkarır.
Kâfirler yüz çevirir gerçekten,
İmanla olan bağı koparır.
Hesap ölçüsüdür ay ve güneş,
Hak kitabın özüdür,
Olmazsa namaz olmaz.
Bu, Allah’ın sözüdür,
Asla yalan bulunmaz.
Bakın, ilk ayeti ne?
Gemiler yürütüldü karadan,
Bu olaylar değildir sıradan,
Yardım etti Mümine Yaradan…
Selam olsun güzel komutana,
Kazandırdı bu şehri vatana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!