Karanlığı kabul etmiş,
onunla yaşamaya alışmış insanı
aydınlığa çıkarıp
tekrar karanlığa kapatmış oluyorsun
o umudu ona vererek,
onun elini tutarak.
Bir kadın sevdim, saçları mavi, gözleri beyaz…
Bir kadın ki, bozdu tüm ezberleri;
temize çekti dünlerimi.
Savurdu saçlarını, açtı gözlerini;
göğüme sürdü renklerini.
Kaç şiire ilham oldun,
Kaç dizede geçti adın?
Düşün işte;
Bir martı kadar olamadın...
Böyle üzerinde kocaman bir mıknatıs taşıdığını düşündüğün oluyor mu senin de?
Böyle önüne, ardına, yanına yakınına baktığında
kaçtığın her şeyi hemen oracıkta görüyor musun sen de?
O kaçtıkların daha da yaklaşıp geliyor mu üzerine üzerine?
Tükürüyorlar mı temiz tuttuklarının üzerine?
Böyle tam güzel bir ritim tutturduğun anda,
Başlamadan önce yazmaya,
doldurmadan önce sayfayı keşkelerle,
oturup kağıdın beyazlığını izliyorum.
Duruluğunu, saflığını, hacmini…
Diyorum ki, işte böyle beklemiş, böyle karşılamıştım onu.
Böyle aralamıştım kapılarımı…
Fazla vaktim yok.
Bir şiir bırakıp döneceğim.
Antalya girdi içime...
Falezler kadar yüksek uçurumlarım.
Deniz, boğulacak kadar güzel...
Yemin ederim sayamadım kaç defa yazıp sildiğimi.
Anlatamıyorum.
Bunun bir tarifi yok!
Yapamıyorum…
Nasıl gidersin benden, nasıl!
Bunun bir izahı yok…
Bir elinde silgi,
Diğerinde ilgi
O kendini,ilgisi içime sinmeden sildi...
Gitti,
Satır başlarıma nokta gibi bitti
İzi kaldı sayfalarımda tadının
" Kadın dediğin " diye cümleye başlamadan önce
kendine ne kadar adam diyebileceğini düşün!
Hiç zorlama kendini
Kendini kandırma.
Dört dörtlük değilken,
dört dörtlük cümleler kurma!
Bir perde aralanıyor diyorum kimse anlamıyor.
Sözün süsünü görünce,
Söz dudaktan düşünce,
Biri yakınca gülünce…
Aslına emanet duruyor samimiyetler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!