Biz alışmışız be!
Çalışmadığım yerlerden sınavlara girmeye.
Alışmışız çıkan her soruda tökezlemeye.
Alışmışız tavan oluklarında cevap aramaya,
o oluklarda bir türlü boy veremeyişlere;
her seferinde yine yeniden can vermelere
Bende olanda gözün varsa, Allah sana daha güzelini versin.
Bu duadan sonra, hâlâ bende olanda gözün varsa,
Allah sende olana, bendekine baktığın gibi baktırsın.
Eğer bu cümleden sonra da, aynı gözle bakmaya devam ediyorsan,
Allah sende olana, bendekine baktığın gibi bakanların sayısını artırsın.
Laftan anlamaz,
acıdan ders almaz bir yüreğim var benim;
“Bu da geçer.” demeyi alışkanlık edinmiş…
O da geçti, bu da, şu da…
Bilmez yüreğim, aklı başında değil.
Geçip gidenlerin adımları zedeledi seveceklerimi.
Bir muharebe meydanı kaldı geride.
Çok can döküldü, çok vah düştü yere.
Dönüp de bakmak istemedim kaybettiklerime
zira onlar en heybetli kazançlarımdır geride kaldıkları sürece.
Yol ayrımlarında,
Şimdi,
bir ay boyunca " Kasım'da aşk başkadır. " diyecekler.
Başka olmayan sevdalara,
sırf Kasım diye başka diyecekler.
Geriye kalan on bir ayın hakkını yiyecekler.
Sevdiğim...
De ki ona;
Ben sözüysem şarkının, sen ritmisin.
Ben cümlesiysem şiirin, sen başlığısın.
Düşüp düşüp kalkıyorsam inatla dikenli yollarda, sen en güzel sebepsin.
Belinle mi düşünüyorsun,beyninle mi?
Elinle mi yazıyorsun,kaleminle mi?
Dilin söyler elbet beynin gönderdiğini;
Sen dilinle mi konuşursun,kalbinle mi?
Teninle mi dokunursun ruhunla mı?
Bilmen gereken şeyler var ama bilmemen gerek...
Gelgitler vuruyor aklımın kıyı şeridine;
Kendimi sende buluyorum, bulduğum yerde kendimi arıyorum.
Bir adres olmalı.
Belki bu ihtimal üzerine ciğerimde yeşeriyor nefes fidanları.
Bir adres olmalı ve orada kimsenin kimseyi uyarmaya ihtiyacı olmamalı.
İyiye, güzele, umuda işaret ediyor olmalı işaret tabelaları,
uyarı levhaları…
Karanlığı kabul etmiş,
onunla yaşamaya alışmış insanı
aydınlığa çıkarıp
tekrar karanlığa kapatmış oluyorsun
o umudu ona vererek,
onun elini tutarak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!