Sana Kalan Kül Şiiri - Ömer Albayrak Hay ...

Ömer Albayrak Hayat Mr
36

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Sana Kalan Kül

Ben seni, bir mevsim sevmedim.
Ben seni,
Dağların göğsüne düşen ilk kar kadar sessiz,
ırmakların denize yürüyüşü kadar kararlı sevdim.

Sen ise...
Bir gölgenin,
güneşi inkâr etmesi kadar kolay vazgeçtin.
Şimdi adını anınca içimde kuşlar uçmuyor.
Kül kalkıyor.
Yangın görmüş ormanların geceye anlattığı o is kokusu dolaşıyor ciğerimde.
Bir zamanlar yuva sandığım yerin,
harabelerine bakıyorum...

Bilmezsin...
Yıkılan bir kale taşlarından utanmaz.
Ama onu içeriden açan kapı, ömür boyu gıcırdar.
Benim öfkem, işte o kapının sesinedir.
Ne susturabildim... Ne unutabildim...

Sana beddua etmiyorum.
Çünkü bazı insanların cezası,
başkalarının laneti değildir.
Kendi elleriyle söndürdükleri kandilin karanlığında yaşamaktır.
Ve inan...
En uzun gece,
insanın kendi vicdanıdır...

Bir kartal, kanadını kıran rüzgâra küsmez.
Daha yükseğe çıkar.
Ama sen, uçurumun kenarında kendini dağ sanan küçük bir taşmışsın meğer.
Seni hep dağ bilmiştim oysa
İlk yağmurda yerini unuttun...

Ben ardından,
hep gıcırdayan o kapıyı kapatmadım.
Döneceğini düşündüğümden değil.
Rüzgâr girsin istedim.
Senin bıraktığın kokuyu evimden sürüp çıkarsın diye...

Ardından değil,
ardında bıraktığın sessizlikten kaçtım.
Bunu itiraf edebilirim.
Sen gittin.
Şehir, aynı şehir olmaktan vazgeçti.
Sokak lambaları geceleri daha erken yoruldu.
Kaldırımlar, adımlarımı tanımaz oldu.
Bu gidişin,
bir kişiyi değil, bir memleketi eksiltti...

Şimdi anlıyorum...
Her deniz, mavi değil.
Bazıları boğulmayı güzel gösterebiir.
Sen de öyleymişsin.
Uzaktan bakınca umut.
Yaklaşınca dipte bekleyen sessiz bir girdap...

Artık seni beklemiyorum.
Ağacın vaktinde yaprağını döküp, gelecek baharı beklemediği gibi.
Toprak, düşen yaprağa ağlamaz.
Yeni baharı büyütür.
İçimde senden kalan bütün kışları tek tek gömüyorum...

Bil ki...
Bir gün adım geçerse önünden,
eski bir türkü gibi sızlayacak için.
Kıymetini bilmediği ekmeğin,
İçmediğin suyun,
Tutamadığın elin yokluğuna acıkacaksın...
Ve bu açlığın sofrası yok...

Sana söyleyecek son sözüm şudur:
Ben yenilmedim.
Sadece yanlış savaşta doğru yüreği taşıdım.
Kılıcım pas tutmadı.
Yalnızca uğruna savaştığım sancağı bıraktım.

Ðönüp arkama bakmıyorum.
Ardımda yalnız sen yoksun.
Sana inanmış bir adamın eski göğü de yok.
Kendi küllerimde yürüyen yalnız bir dağım.
Ve unutma...

Kırılan yalnız bir dal değildi;
Gölgesine alışmış bütün kuşlar
yönünü şaşırdı.
Çınarın devrildiği yerde
baltanın değil,
ormanın utancı büyüdü...

Ömer Albayrak Hayat Mr
Kayıt Tarihi : 5.08.2026 15:50:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!