Açık Kapı Şiiri - Ömer Albayrak Hayat Mr

Ömer Albayrak Hayat Mr
80

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Açık Kapı

Sen o gece
çantana iki gömlek koydun,
bir hırka,
bir de aylardır açmadığın kitabı.

Pencerenin önünde duruyordun.
Sokak lambası yüzünün bir tarafına vuruyor,
öteki tarafında
kimsenin bilmediği bir akşam duruyordu.

O akşamı ilk defa gördüm.
Her sustuğunda benden uzaklaşmıyormuşsun.
Bir yerlerde,
çok eskiden kalmış bir şeyden
kendini koruyormuşsun.

Ben seni
kapıları sert kapattığın gecelerden tanımışım.
Sen kapıları
kapanmasın diye değil,
bir daha kimse içeri girmesin diye kapatıyormuşsun.

Çantanın fermuarını çektin.
O küçücük ses
evin içinde uzun uzun dolaştı.
Hayatından çıkilması
böyle bir ses bırakıyormuş ardında.

Sonra mutfağa geçtin.
Masada iki bardak vardı.
Kendi bardağını yıkadın,
benimkini olduğu yerde bıraktın.
Benden nefret etmiyordun.
Yalnızca
sevmenin insanı yorabileceği
yere gelmiştin.

Sana sarılmadığım akşamlarda
kendine sarılmıştın.
“İyiyim” dediğin her seferde
biraz daha içine çökmüştün...

Ben
“neden anlatmıyorsun?” diye sormuşum.
Anlatabilmen çin
dinlediğime inanman gerekiyormuş.

Sen sustun.
Ben ilk defa
cevap beklemeden sustum.
Saat ilerledi.
Dışarıda bir araba geçti.
Farları duvarın üzerinde
kısa bir yazı gibi kaydı,
sonra karanlık yeniden yerini aldı.

Sen kapının önünde durdun.
Elin kapıya gitti.
Bir an bekledin.
Sonra kapıyı açtın.
Gitmek istemediğinden değil,
kalırsan kendinden biraz daha vereceğini
bildiğinden gittin.
Bunu o gece öğrendim.

Sen gittin.
Kapıyı ardından kapatmadım.
Odanın ışığını da söndürmedim.
Sabaha kadar
evin içinde senden kalanlara baktım.
Bir toka,
yarım kalmış bir kitap,
koltuğun üzerinde unutulmuş hırkan...
Ve ilk defa
seni kaybetmiş bir adam gibi değil,
seni geç anlamış bir adam gibi
oturdum karanlıkta.

Sabah olduğunda
masada hâlâ iki bardak vardı.
Birinde gece boyunca beklemiş su,
ötekinde
senin dudak izlerin.
Elimi o bardağa uzattım.
Dokunamadım.

Sonra evin içinde
ilk defa
hiçbir şeyi değiştirmeden
her şeyi değiştirmem gerektigini düşündüm.

Kapının yanındaki sandalyeyi kaldırdım.
Hep orada otururmuşsun meğer.
Pencerenin önüne bıraktım.
Bir daha geldiğinde
kapıya yakın oturma diye.

Ve sana söylemediğim ne varsa
o sabah ilk defa
kendime söyledim.
Seni dinlemediğimi,
sustuklarını duymadığımı,
“iyiyim” dediğinde
iyiliğine inanmayı seçtiğimi...
Hepsini.

Sonra kapıyı aralık bıraktım.
Ne seni bekleyen bir adam gibi,
ne de gittiğini kabullenmiş biri gibi.
Sadece
dönersen
bu defa seni anlamaya çalışacağımı değil,
seni dinleyeceğimi bilerek
gel diye.

Yarim kalmışlıkların telafisi
“bir daha yapmam” demek değil,
Aynı kapının önünde
aynı adam olmamayı öğrenmekmiş.
Ben öğrendim.

Şimdi sıra sende değil.
Kapı açık.
Ben buradayım.

Ömer Albayrak Hayat Mr
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 14:05:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Gec degil birsey icin hiçbirsey. Nefes alindikça imkân vardır. Aslolan tecrube edip tatbiktir...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!