Kurbân - Zebîhullâh
Bilir misin ey can, nedendir dostun yanışı ?
Bilir misin yoktur âşığın aşka kanışı ?
Kuşatma
Kem gözler, gamlar, gönül beldesini sarınca
Endîşe okunun ucu yüreğe varınca
Nasıl sınanır kalbler, sevgiler yorgun düşer
Kuşatmanın Dağılışı
Gönül terbiyesinden geçmenin cefâsı çok
Ama safâyı bilenlerde kuşkuya yer yok
Sevgisiz kalbler darmadağınık küme küme
Lâciverd bir akşamda gülümsemez mi hilâl?
Silinmez mi her hüzün kalbden gitmez mi melâl?
Lâmelifçe bir lâle resmolmaz mı semâya?
Bu al renkli zînete denk olmaz yâkût u lâ’l
Yemyeşil çimende sevdâyla sulanmış lâle
Mest-i elestlerin boynuna dolanmış lâle
Yemyeşil örtüsüne bürününce yeryüzü
Hayâllere dalmış, seylâba bulanmış lâle
Ufku aşkın rengi mâhir bir sihirbâz eylemiş
Göklerin bağrında bir cân aşkla âvâz eylemiş
Hangi cenkten yansıyan renktir bu akşam şûlesi
Cümle ruhlar sanki aşktan arşa pervâz eylemiş
Lâledir İstanbul’un sevdâsı lâlem aşk demek
Bir sürûr bir neş’edir görmek için sevdâ gerek
Sevdiğim nûrum güzel yârim gözüm gönlüm benim
Lâlemin aşkıyla dolmuş cümle âlem Arş’a dek
Lâlenin sessizliği yok der Hak’tan gayrı yâr
Gülü neylesin bülbül, Hak’tan başka dost mu var
Salkım söğüt dalları başkaldırmaz topraktan
Boyun eğmeyen için dost yok sonsuza kadar
Gönülden sevdiğim yâim aziz Son Elçi gel lûtfet
Hakîkî aşkla doldur gönlü aşktan coşturup söylet
Selâm ey can, vefâkâr yâr, selâm ey Son Rasûlallah
Mübârek dost senin sâyende Mevlâmız kılar rahmet
Yarim, şimdi en soğuk günleri karakışın
Bir bak, içimi ürpertsin o derin bakışın
Kimi kar kimi fırtına yüklü bulutlardan
Lapa lapa yağışın, şimşek şimşek çakışın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!