Bu ne hoş lâle ki İstanbul’u sarmış keremi
Özü sevdâ dolu candır yüzü aşkın alemi
Sevenin gönlüne lâlem ne safâlar getirir
Duru pâk sevgisi kalbden süpürür her elemi
İçelim dostlar, bitmez bu nûrdan bâde ebedâ
Rakîb görmesin bu aşk gönülde sâde ebedâ
Emeller yerine varsın, arzûlar sükûn bulsun
Ne murad kalsın gönülde ne irâde ebedâ
İnanan kalblere Hak müjdesi vermiş kılıcın
Yüce bir aşkla gelen kutlu zafermiş kılıcın
Sana îmân edenin vuslatı cennetleredir
O fetihten bize bir nûrlu habermiş kılıcın
Ufuklar parlasın nûrlar saçan şimşek kılıçlarla
Sabah gelsin vefâkâr aşkı tam gerçek kılıçlarla
Yetip gelsin uzaklardan yakınlardan o merd ordun
Yiğit sâdık ölümden korkmayan erkek kılıçlarla
Gülistâna taht kurmuş şems-haşem kırmızı gül
Fermân yağdırır halka kor hatem kırmızı gül
Lâ'li, yâkûtu, elması, yalınkılıç mahfûz
Zümrüd köşkünde kurdurmuş harem kırmızı gül
Zümrüd bağının lâ’l süsüdür kırmızı lâle
Âlemde şu İstanbul’umun yıldızı lâle
Bir güldümü âşıkları pür’neş’e kılandır
Altın gibi saf kalblerinin yaldızı lâle
Günahlardan edersen tevbe afveyler Kerîm Mevlâ
Bugün ağlarsa kul, ukbâda yanmaktan olur evlâ
Eğer kurtulmak_istersen, yürekten Hakk’a teslim ol
Dilerken hem selâmet hem bu gâfillik nedir hâlâ?
Ne kudsîdir o yâr, gözyaşları dökülürken
Bir gece ansızın Kudüs'e götürülürken
Gözyaşları nûrdan inciler gibi hâlistir
Kudsî bir aşk için özyurdundan sürülürken
Bu gece ağlatıyorsun beni güzel Kudüs
Rüyalarıma girme, ellerime gel Kudüs
Sen de ağlıyorsun firkatine gönlümün fakat
Sil gözyaşlarını, beni yıkar bu sel Kudüs
Küheylân Gazeli
Apak nurdan küheylân, güneş gibi parlak ay
Gidişi nazlı ceylân, âhû gözlü güzel tay
Kıvılcımlar saçarak yeter bütün meydâna




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!