Hicreti
Gökteki ummân, yeryüzüne coşkuyla yağan
Yerdeki ummân, gökyüzüne aşkıyla ağan
Yerle göğün dudak dudağa olduğu yerde
Hoş Geldin
Hoş geldin safâ geldin, safâ buldu yürekler
Hakîkî sevgiyi bu defâ buldu yürekler
Safâlar getirdin, safâlı yâr, safâ gönül
Sona ermez bu firak, sorma gönül, vuslat ırak
Suya düşmüş kuru yaprak gibi halince bırak
Ne zaman görse garib kuşları ağlar garibim
Suna ördeklerin uğrak yeri şimdiyse kurak
Hudeybiye -Fetih Müjdesi
Sevgili evine gönülce girilen rü’yâ
Gönül kadar gerçektir, sevgisi kadar veyâ
Kutlu bir özlemin bitişidir müjdelenen
Hüsn-i Vuslat Gazeli
Cefâ acısı gizler en tatlı ziyâfeti
Şekvâ olmaz, yâredir hepsinin izâfeti
Cefâ ile perdelenmiş vasl-ı yâr nîmeti
Huzûr
Sultanın sun’unun seyredildiği, güneşçe
O sultanın has bahçesi açıldı bir düşçe
Sevgilinin gösterdiği sayısız nakışı
Erguvânın seyri vardır ilkbahardır ilkbahardır
Erguvân mahbûb u yârdır ilkbahardır ilkbahardır
Bahçeler bağlar sevinsin şimdi İstanbul sevinsin
Aşk bu dem gökler kadardır ilkbahardır ilkbahârdır
Sevgi var olunca sevilen sen oldun ilk yâr
Seven ilk sevdi, sen o sevgiden oldun ilk-yâr
O Yüce Sevginin ilk eriştiği yâr sensin
Kutlu sevişin coşkusuyla şen oldun ilk-yar
Îmandır Sevgisi
Seven sevgi yolunda sınandıkça sınanır
Yâre kavuşacağı güne içten inanır
Ümîd etmese, inanmasa taş olur insan
Îmân Gazeli
Merhamet eyler Rahmân, kullar kavuşur nûra
Kalblere verir îman, gönül erer huzûra
Âleme yağar rahmet, açar renk renk çiçekler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!