Merhamet Çağı
Gönül çağı merhamet çağıdır, gülsün yüzler
Sevinci tatsın yoksullar, yetimler, öksüzler
Bir kul neden sevinmesin, merhamet çağında ?
Merhameti
Rahmet yağar sonsuz rahmet deryâsından gönle
Şefkat merhamet dağıtır varlığa bilcümle
Zerreden kürreye kâinatın rûhu rahmet
Merhametin Şahîkası
Merhamet insanın göğsünü göklere açar
Yeryüzündeki her şeye güzellikler saçar
Gönül çağındadır merhametin şahîkası
Mevlâ’ya dönmüştür kulların en güzelleri
Başları eğilmiş O’na açılmış elleri
Hakk’ın lûtfuyla yağmura döner ak bulutlar
Cennet kokuları getirir bahar yelleri
Miftâh-ı Cennet Sultânım
Şükür erişti bahar, vakt-i neş'et Sultânım
Hayat neşvesi bu dem buldu kesret Sultânım
Aşkla özlemle yolunu gözler göklerle yer
Mihrâb Gazeli
Dünyâ çölde bir serâb, kısa bir ân, zamânda
Mâmurken olur harab, sönüverir bir ânda
Söner hülyâlar, düşler; kaybolur hevâ, gurûr
Mi’râc
Gönlün gökler ötesinde bir seyrânı vardır
Sevgiliyle söyleşmesi, bir hoş ânı vardır
Âşığın yeryüzünde eremediği vuslat
Mübârek Fetih
Sevin, bu dem murâda erdiğin demdir gönül
Sevgili haremi sana açılıyor tül tül
Sessiz bir gemiyle ayrıldığın bu limana
Muhabbet
Allah bir gönül var etti, rahmetle, sevgiyle
Adını bir yazdı muhabbetiyle, övgüyle
En güzel, en gerçek sevgi hayat bulsun diye
Erguvân eyler nazar kaynar muhabbet cezvesi
Şimdi sevdâdan ibâret şehr-i aşkın kahvesi
Gel gönül nûş eyleyip sevdâyı mesrûr ol bu dem
Keyfeder âşık bu seyrânın sürûrdur telvesi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!