Sayburç, tarihi derindir,
Hayratların suyu serindir.
Tahrip kuyunun suyu şirindir,
Gel de ağlama, yara derindir.
Sayburç, vatana can verenlerindir,
Sayburç'ta yaşamak zor gibi bana,
Dışında görünür, benzer insana.
İşi düşerse sana, benzer bir cana,
Faydan olmayınca ateş püskürür sana.
Sayburç'ta benzersin bir Müslümana,
Gel hele ağlama Sayburçlu kızı,
Zaten derdim çok, ağlatma bizi.
Alnına çizilmiş kalemin izi,
Körolsun şeytanın o diğer gözü.
Gelinlik giymiş Sayburçlu kızı,
Sayburc'un eserleri,
Darılsın küsenleri,
Atamızın evleri,
Kavuşsun sevenleri.
Sayburc'un eserleri,
Ne siyahtır, ne de morası,
Ne merhemi var, ne de pudrası,
Sızısı artıyor, bitmez ağrısı,
Tarihi bilinmez, Sayburç yarası.
Sayburç, Antep, Urfa arası,
Sayburç yolları çıkıyor düze,
Zalimler tuzak kurdu bize.
Senin için darağacı almıştım göze,
Kader utansın, gülmedi bize.
Sayburç yolları çıkar düze,
Sütlü inek var Sarı Mağara,
İster sarı, ister beyaz, ister kara.
Para yok diye düşünme kara kara,
Sarı Mağara'ya gel, Şeğhemı ara.
Sarı Mağara'da yaylanır tosunla dana,
Ömür gitti yaş kalmadı
Yola yola saç kalmadı
Gönlüm sana çok ağladı
Gözlerimde yaş kalmadı
Kuzey denizin eriyor buzu
Bana tuzaklar kurdun,
Bir daha kuramazsın,
Aleme derman olsan,
Sen bana yaramazsın.
Sen şekersin, sen balsın,
Sen bir badem ağacısın,
Ne tatlısın, ne acısın,
Herkes bilir, dermansın,
Hangi derdin dermanısın?
Sen bir badem ağacısın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!