Sayburç tarih kuşağı,
Gezersen in aşağı.
Nemrut'un kaçıncı kuşağı,
Kuş'un yuvası, yatağı.
Sayburç'ta tahrip kuyu yasağı,
Urfaya varırsan Halepli bahçesi
Biraz yürü mancı deresi, mancınık imalathanesi
Karşındadır Balıklıgöl Hz. İbrahim'in cefa sahası
Buraları gezen insanın biter dünya sevgisi
Etrafı hendektir yıkılmaz Nemrut kalesi
Dargın kalma boşuna,
Gider düşman hoşuna,
Düşme şeytan peşine,
Bas telefon tuşuna.
Kanma talih kuşuna,
Bir gül gibi sevdim ben seni
Yüzün kızarmış sararmış tenin
Ne oldu bilmemki değişti seni
Beni kaderimle terk eyle beni
Güllerin içinden seçtim ben seni
Siyah Ahmet, Hatice Süphan’a vardığı zaman,
Süphan Dağı kar, toz ile duman.
Çakalları geziyor, kurtları çok yaman,
Hatice, ağlama, Mevlam verecek derman.
Siyah Ahmet, karaçalıya düştüğü zaman,
Fırat suyu değilsin akma çağlama
Benim için gözyaşı dökme ağlama
Yüreğimi yakma dağlama
Bir yokum ben ümit bağlama
Sevenler ölmez ölsem ağlama
Ardahanda bu diyarda
Bu soğukta böyle karda
Beni terk edip gideceksin
Ne beklenir böyle yardan
Ardahanın kışı kar çok yazı bahar
Unutma vatanı atma atanı
Sakın olmayın virüs kurbanı
Ariyorsan virüs dermanı
Atasözüdür bol iç ayranı
Virüs zalim götürür beyi sultanı
Seversen, Urfalı olsun,
Gözlerine yaş dolmasın,
Başından saç yolmasın,
Gönlünce hayatı yaşayasın.
Seversen, Urfalı olsun,
Dünya büyük, her taraf yol,
Uyuklama, uyanık ol.
Sanma ahirete çıkar her yol,
Eğri yolda çok karakol!
Şehitlerin gül bahçesi bol,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!