Toprağın suyu çekilmiş,
Dalın eğilmiş, bükülmüş.
Gülün yaprağı dökülmüş,
Sanki seni seven ölmüş.
Bilmiyorum, sana ne olmuş?
Gözümden yaş aktıktan sonra,
Başımdan saç yolduktan sonra,
Kafama taş vurduktan sonra,
Sevme artık, neye yarar.
Gözlerimden sel aktıktan sonra,
Biri sevdim hafif edem yükümü,
Kötü düştüm büktü boynumu,
Genç yaşta ağartı siyah saçımı,
Sevmisen ne olur bırak peşimi.
Hayatımı mahvetim kırdım işimi,
Küskünler konuşmaz, demez kelamı,
Ben sana acıdım, verdim selamı.
Sevenler darılmaz, bu bir bela mı?
Seni değişmezdim, dünya alemi.
Sen gül ol, bülbülün ötecek gibi,
Düşman sardı öz vatanımı
Yiğitlik böyle mi emdi kanımı
Dağıttı şeref ile şanımı
Cephede Şeyh Şamil'e verem canımı
Fırıncı bitti tükendi günleri saya
Ardahan'da vardır şeytan kalesi
Çıldır gölü buzdur kışın süresi
İnsanları hoştur çok güzel töresi
Suat Hocam sözünün eri gitse kellesi
Ardahan'da yıkılmazsa şeytan kalesi
Sen Siyahmet, ben de Hatice,
Süphan Dağı'nda ne gündüz belli ne gece.
Sen de söyle bir kelime, söyle bir hece,
Süphan Dağı bana doğduğum, öldüğüm gece.
Ne diyeyim sana, bilmem Hatice,
Süphan Dağı yüksek, kaba.
Ne odun var ne de soba.
Sanki girdik buzdolaba,
Sonumuz ne olacak acaba?
Süphan Dağı, karı kaba.
Mersaviler son ağa
Su getirdi karaca dağa
Yedi deve kurban etti
Kasap yetiş bıçağa
Tarih yazar şükrü ağa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!