Sayburç bir güzel manzara,
Deveye yüklenmez, sığmaz çuvala,
Aşkın hesabı yok, benzer pazara,
Sayburç aşkı yeter mezara.
Aşkı istiyorsan, bir sorda ara,
Ozan salih sarfetti gündüzü geceyi
Sayburç tarihtir daha önceyi
Kimse kuramiyor bir kelimeyi cümleyi
Gelin çözelim bu bilmeceyi
Öyle bir devir ki kimse kuramiyor cümleyi
Sayburç insafsız, kimseye yar olmaz,
Yarası derin, sızısı durmaz.
İlacın, melhemin faydası olmaz,
Mecnun çok arar, leylayı bulmaz.
Sayburc'un içi, dışı sarnıçla dolu,
Sayburc'un çiçekleri
Bağlamış bilekleri
Haktan başka kimim var
Yazayim dilekleri
Sayburc'un çiçekleri
Sayburc'un çiçekleri
Yakıyor yürekleri
Muradına kavuşmaz
Görmeden gerçekleri
Sayburc'un çiçekleri
Sayburç derdi artiyor bile
Neşe huzur yok yüzü güle
Sahiplenecek yok getirsin dile
Tarihe yazılmaz dert ile çile
Bülbüller aşıktır çiçeğe aşıktır güle
Bu topraklarda yaşayanlar bilir
Bu yokuşları aşanlar bilir
Bu ağır yükü taşıyanlar bilir
Bu Sayburç derdine düşenler bilir
Sayburçta düşeni, kalkanlar bilir
Bahar geldi, yeşerdi Sayburç gülleri,
Dalında kaldı, açmıyor püskülleri.
Çiçeği burnunda, yaprak açmadı gülleri,
Bir zalim derdi var, bir de kederi.
Püskülleri açarsa Sayburç gülleri,
Sayburç gülleri sarı
Görmedim sevdim yari
Bilmem nasıl vuruldum
Beterinde beteri
Sayburç gülü kayada
Büyüklerimiz ekin biçer
Sağlıkçılar yoldan geçer
Bütün işçiler bir tasta su içer
Doktor derki biz gelinceye kadar
Bunların hepsi kefen giyer




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!