Mekanik bir mantık, kuru bir dava
Ruhun sızlayınca "yok" diyemezsin
Ömrünü verirsin boşa, bedava
Ölümün kapısında "ak" diyemezsin
Kadın sır kapısı, canın özüdür
Gönül turnam uçtu, dosta yöneldim,
Suna boylum ile semaha geldim,
Hünkar eşiğinde nefsimi deldim,
Zat-ı Ali kulu sırrına erdim.
SIRR-I HAKİKAT
Gönül deryasına daldım dalalı,
Sözü inci kıldım, dilden sakındım.
Ali’nin yoluna candan varalı,
Özümü kapattım, halden sakındım.
İki kelimeyi bir aramazlar,
Şairin hâlinden hiç anlamazlar,
Eleştiri okunu hiç saklamazlar,
Yergiler, övgüler başım üstüne.
Biri virgül der de öbürü nokta,
SİTEMİN NARI
Sitemin o kadar dokundu bana,
Kalemi sıktım da, sıktım ağladım.
Bir yol çizdi sanki sağımdan sola,
Sayfaları tek tek yırttım ağladım.
SİTEMİN NARI'NA CEVAP
Sitemin okuyla delindi bağrım,
Gözümden yaş değil, kan aktı ağladım.
Duyulmaz mı sandın ahım ve çağrım?
Cihanı başıma yıktım ağladım.
Sitemli Nefes
Vefasız elinden bezdi bu canım,
Ocakta kül oldu her bir yanım,
İkrardan dönene helal mi kanım?
Yolun yolum değil, koptu bu bağlar.
:SİYASET-İ DEVRAN:
Meydanlar dolalı boş vaatlerle,
Nutuklar yalanmış Kemal Ağam.
Kurtlar sofrasında bin bir hileyle,
Kuzular talanmış Kemal Ağam.
Aslanım dediyse yüce Yaradan
Gülün hanesine laf mı düşer mi?
Şah-ı Merdan ile çekil aradan
Ali’nin evine girmek düşer mi?
Kırklar Meydanı’na postu sermişiz
SİZİN HALİNİZ
Gözünüz kör olmuş, görmez sağırı,
Siz hangi sevdanın kulu oldunuz?
Yürekten yükselen dertli kahırı,
Siz hangi rüzgarın yeli oldunuz?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!