SUZİ ABİ’NİN SESSİZ VEDASI
Şair gönül arar mahzun ve mağrur,
Rast gelirse bulur, duyarım gurur.
Suzi’nin mertliği bir sancak durur,
Sen de habersizce gittin mi abi?
Tabibe Arzuhal
Derdime çareyi, sorma kağıttan,
Yüreğim kavrulmuş, gelmez ağıttan.
Haksızlık zehrini, içtim yiğitten,
Nabzımı boşuna, tutma be tabip.
Sen gittin, dünya yerinde kaldı sanıyor herkes.
Oysa hiçbir şey yerinde değil artık.
Masanın üstü aynı, pencere aynı, sokak aynı belki
ama ben değilim.
TARAF OLAMADINIZ
Hakkın sofrasında zehir içenler,
Zalimin yoluna serilip geçenler,
Mazlumun kanından kefen biçenler,
Taraf olamadınız, Allah kahretsin!
𝘎ö𝘯ü𝘭 𝘩𝘦𝘺𝘣𝘦𝘮 𝘥𝘦𝘭𝘪𝘬, 𝘯𝘢𝘴𝘪𝘣𝘪𝘮 𝘩ü𝘴𝘳𝘢𝘯,
𝘋𝘢𝘩𝘢 𝘴𝘦𝘭𝘢𝘮ı𝘯ı 𝘺𝘰𝘭𝘭𝘢𝘮𝘢 𝘨𝘢𝘺𝘳ı!
𝘒ı𝘳𝘢𝘯 𝘨𝘪𝘳𝘥𝘪 𝘣𝘢ğ𝘢, 𝘴𝘢𝘷𝘳𝘶𝘭𝘥𝘶 𝘩𝘢𝘳𝘮𝘢𝘯,
𝘉𝘰ş𝘶𝘯𝘢 𝘥𝘶𝘮𝘢𝘯ı 𝘺𝘦𝘭𝘭𝘦𝘮𝘦 𝘨𝘢𝘺𝘳ı!
𝘋𝘢ğ𝘭𝘢𝘳ı𝘯 𝘬𝘢𝘳ı𝘯ı 𝘣𝘢şı𝘮𝘢 𝘥ö𝘬𝘵ü𝘯,
TEKRAR ETMEK İSTEMEM
Mevsimler değişti, rüzgâr duruldu,
Gönlüm o yokuşta hayli yoruldu.
Vakit tamam dendi, mühür vuruldu,
Bulanık sulardan geçmek istemem.
TELLİ KİTAP
:
Yaralı gönlüme dokunma sakın
İçimde sızlayan közüm var canım
Sanma ki ırağım, Hakk’a çok yakın
Görünmez kapıda izim var canım
Temiz Gelecek
Karanlık dağılır, güneş doğar bak
Aydınlık şafağa erenler burda.
Zalimden hesabı soracak mutlak
Mazlumun hakkını verenler burda.
TESBİTİ MUAMMA
Güneşin bağrında buz tutar sular,
Gölgenin güneşi boğması korkunç.
Aslanın yerini eşekler almış,
Düzen bundan sonra böyle gidecek.
Bîçareyim deme, çare sendedir,
Aradığın o nur, tenden ötedir.
Gafletin uykusu, ağır bir derttir,
Uyanıp özüne, bakman gerekir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!