Sözün Özü:
İnsan-ı kâmilin izini sürdüm,
Gönül kâbesinde gerçeği gördüm,
Ocakzade dilden bir haber sordum,
Mürşidin nefesi yol olmalıymış.
Sözümü tartmadan meydana çıktım,
Benliğin bendini kendimce yıktım.
Boş lafın yükünden vallahi bıktım,
Gel de gör bendeki hiddeti şimdi.
Hecem mızrak olur, iner döşüne,
🎼 "Sözün Sırrı"
Gözlerim görmedi, kalbime doğdu
Bunca zaman beni yoran dert oldu
Nereye gitsem de yolum hep çöldü
Bu yalan dünya sırrına erdim ereli
Ne duyarsam duyayım kulak tıkarım,
Her söze karışmam, dişimi sıkarım.
Bir hava alayım diye dışarı çıkarım,
Çıkartıp paketi bir sigara yakarım.
Eninde sonunda suçu bende buldular.
Sunam
Bir zaman ben de bir şahin gibiydim
Gönül kafesinden uçurdu Sunam
Sanki bu mülke bir kahin gibiydim
Aklımı başımdan şaşırdı Sunam
SUNAM TURHAL’A SELÂM SÖYLEYİN
Gurbetin sillesi vurdu bağrıma,
Sunam Turhal’a selâm söyleyin.
Gece feryat düşer uykuda canıma,
Sunam Turhal’a selâm söyleyin.
Suskunluğun Mirası
Utanmak gerekmez özlemekten yana,
Sen yıktın köprüyü, bakmadın cana.
Şimdi haksızlığın sarılsın sana,
Ben gönül hatrına sustum, gidiyom.
SUSKUN SEVDAM
Bu bendeki benden de yüksek bir tutku
Sende kaybolan bir kalp ve bende şekillenen bir yürek!
Bir yangın var ta derinlerde bir yerde…
Virgülü bol olan ama noktası konulamayan bir hikaye bu..
Gözleri yaşla dolduran ve bitiminin merak içinde beklendiği bir yaşam!
Güneş doğar ama gölgem karadır,
Sustuğun her cümle derin yaradır.
Gidişin uzağa, hüznün buradır,
Yollar yorgun düştü, izlerin sustu.
Varlığın bahardı, yokluğun ayaz,
SUZİ ABİ’NİN SESSİZ VEDASI
Şair gönül arar mahzun ve mağrur,
Rast gelirse bulur, duyarım gurur.
Suzi’nin mertliği bir sancak durur,
Sen de habersizce gittin mi abi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!