Sevda Kölesi
Kaç sabah ettim yüzün çizerken,
Kaç hece ezdim adın dizerken.
Kaç candan bezdim uyur gezerken,
Kendi kendimin kölesi oldum.
Bütün kuralları yerle bir edip
Karşıma geçerek muzipçe süzüp
O ince dudakla aklımı çelip
Çıldırttığın o sert adam ben idim
Gözlerinin rengi geceye akar
MÜHÜRDÜR SEVDAN
Kopsa da kıyamet, sönse de güneş,
Olsa da bu yürek narlara eş,
Sönmesin içimde yanan bu ateş,
Vazgeçmem senden, vazgeçmem senden.
O derin nehrine gönlümü saldım,
Güneşim oldun da ruhuma sardım
Seninle var oldum, seninle kaldım;
Gönlümün tahtına yazgıdır bana
O aşkın kokusu tenime sinmiş,
Mahalle tozunda yel esti geçti,
Saçın teli bu bağrımı deşti.
Gülüşün dertleri kökünden biçti,
Adsız yollarda bir addı sevdamız.
Kör ebe oynarken hep sobelendim,
SEVDAYI ÖĞRENDİM
Bilmezdim gönlümün yorulduğunu,
Hasretin ömrüme vurulduğunu.
Bir çift söz uğruna yola düşünce,
Anladım sevdanın kor olduğunu.
Gel bu kırk yıllık yuvayı yıkma
Her kışın baharı vardır sevdiğim
El sözüne kanıp karşıma çıkma
Evlat hanesi bize dardır sevdiğim
Bugün gel diyenler yarın gitsin der
Başımda dönüyor bin deli soru,
Yalan duygulardan kurmuşlar yolu.
Geceden sabaha firar uyku, dolu,
Şeytana pabucu ters giydiren var.
Kurbanın payında gözü kalanın,
Gözünü bürümüş bir kanlı hırsız,
Ar damarı çatlak, ruhu hayırsız.
Gezer aramızda dilsiz, uğursuz,
Leke sürer her gün kendi özüne.
Şifa Beyhudedir
Tabip gelse neyler gönül yarasına,
Bu sızının ilacı eczanede satılmaz.
Merhem kar etmez ki ruhun karasına,
Aşkın öz şifası eczanede satılmaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!