VEFASIZIN ELİNDEN
Gönül bahçem talan oldu zamansız,
Gülün hatırına daldım neyleyim.
Gidişin sessizdi, gelişin cansız,
Bir çıkmaz sokakta kaldım neyleyim.
Yetim hakkı yiyenlerin,
Ben her şeyi bilirim diyenlerin,
Haram hırka giyenlerin,
Versin Allah belasını.
Vicdan Mizanı:
Hiç mi sormaz insan kendi kendine,
Karşı mı geldin sen Hakk’ın emrine?
Düşmedin mi nefsin kara derdine,
Hırsın deryasında batan arsızlar!
VİRANENİN MÜHRÜ
:
Zamanı vurdum, mekânı böldüm,
Şimdi bu enkazın altındayım ben!
Vuslatı unuttum, nefessiz öldüm,
Kendi mahşerimin saltındayım ben!
Ne bir yer bildi ne de zaman,
Ne bir yön bildi ne de bir mekan,
Sevda dağlarına yol oldu bu can,
Masum yüzlü bir güzele vuruldu gönlüm.
VUSLATIN SONU
Şafak vakti duman çöktü dağlara,
Zulüm pençe attı taze bağlara,
Haber salın gittiğimiz çağlara,
Gönül yandı, kara bağra dayandım.
Vuslat Yolcusu
Ezelden ebede bir gizli yoldur,
Gönül köprüsünü geçtin mi canım?
İnsan dediğimiz garip bir kuldur,
Gönül köprüsünü geçtin mi canım?
YALAKA
Hakkın kapısında kul olmayı bil,
Zalimin önünde dil olmayı bil,
Mazlumun gözünde sel olmayı bil,
Sükût eden diller, laldir yalaka.
Yalan:
Pazar kurmuşlar mertlik satarlar
Sözlerinin içine zehir katarlar
Dost dediklerine taşlar atarlar
Gönülden gönüle izler hep yalan.
YALANCI
Dün gece dizimde yatan sen değil,
Yüzüme bakıp da gülen yalancı.
Aşkın pınarından tadan sen değil,
Gönül sarayımı talan yalancı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!