Vebal: Sensin
Yedi iklim dört köşeyi gezdirdin,
Şu fani canımdan beni bezdirdin,
Alnıma karayı bizzat yazdırdın,
Bu perişan halin vebali sensin.
Aşkın nârı ile düştüm yollara,
Gözyaşım satıra döküldü bugün.
Hasretin yükünü verdim ellere,
Veda nağmeleri çakıldı bugün.
Kızgın güneşlerde üşür bu özüm,
VEDA SEFERİ
Gönül bağım soldu, mevsim kış oldu,
Vefa beklediğim eller boş oldu,
Gözümün pınarı aktı yaş oldu,
Karanlık geceye, dünüme döndüm.
VEDA VAKTİ
Ne sen beni sor ne de ben seni
Bu yangın yerini yakalım gitsin
Yıkılmış yuvayı, sönen o teni
Hicranın eline bırakalım bitsin.
Vefa Çarşısı
Siz sordunuz bana hangi yandasın,
Mazlumun yanında, zalim karşısında.
Güzellik ararsan irfan sofrasında,
Riyakarlık ötesi vefa çarşısında,
Hakkın yanındayım, hak tartısında.
VEFA MEYDANI
Yalan dünya içinde bir sadık can isteriz,
Kemiği etten değil, özü nurdan isteriz.
Kârı, zararı silmiş, defterleri yakmış da,
Dostun eşiğinde biz, bir ömür han isteriz.
VEFASIZIN ELİNDEN
Gönül bahçem talan oldu zamansız,
Gülün hatırına daldım neyleyim.
Gidişin sessizdi, gelişin cansız,
Bir çıkmaz sokakta kaldım neyleyim.
Yetim hakkı yiyenlerin,
Ben her şeyi bilirim diyenlerin,
Haram hırka giyenlerin,
Versin Allah belasını.
Vicdan Mizanı:
Hiç mi sormaz insan kendi kendine,
Karşı mı geldin sen Hakk’ın emrine?
Düşmedin mi nefsin kara derdine,
Hırsın deryasında batan arsızlar!
VİRANENİN MÜHRÜ
:
Zamanı vurdum, mekânı böldüm,
Şimdi bu enkazın altındayım ben!
Vuslatı unuttum, nefessiz öldüm,
Kendi mahşerimin saltındayım ben!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!