HAKİKATİN TOKADI
Gönül aynasına baktım bir zaman
Silindi suretim, bitti o güman
Yedi iklim, dört yan, on sekiz bin can
Ne sen varsın ne ben, bir tek Yaradan!
HAKİKATİN TOKADI
Gönül aynasına baktım bir zaman
Silindi suretim, bitti o güman
Yedi iklim, dört yan, on sekiz bin can
Ne sen varsın ne ben, bir tek Yaradan!
:HAKİKATİN ZÜLFİKARI:
Korkuyu Kerbelâ’da Hüseyin’le boğduk,
Zeynel’in sabrıyla zindandan doğduk,
Fırat’ın bağrına biz suyu sağdık,
Seni kurda kuşa yem etmeyiz biz.
> Bu usulsüzler diyor ki: "Kelimeyi incitme sakın!"
> Oysa içimdeki fırtına, her dizeye bin lanetten yakın.
> O kadar çok ki soysuz, aslı nesli belli olmayan,
> Onları anlatacak sözü, nasıl bulayım, ey halkım!
******
HAKİKAT MİZANI
Hakikat bağına destursuz girme,
Arif olmayanla sohbete varma,
Boş lafla menzil alıp kendin yorma,
Sözün kıymetini bilmez olmasın.
Hakikat Niyazı
Kerbela çölünde yağan kar olsam,
Ehl-i Beyt'e gölge, yüce dağ olsam,
Ali'nin elinde Zülfikar olsam,
Hakikat kapısını açmaz mısın yar?
Hakikatten Kelâm
Sırrı açılanın olmaz yalanı,
Yolda kalanın duyarız kelâmını.
Can emanet durur, kimin talanı?
Sırrın perdesini Ali'ye söyle,
HAKİKAT TERAZİSİ
Bizim sözümüz ne zata, ne cinse,
Sitemimiz nefsteki o derin ye’se,
Kulağımız kapalı her boş nefese,
İnsanlık makamı, erdemden geçer.
HAKİKAT YOLUNDA MANSUR
Sekiz yüz elli yedi, Tur şehri durağı,
Bağdat’ta tutuştu aşkın çırağı.
Bilgi az olsa da sönmez ocağı,
Gönülden gönüle akar her zaman.
HAKİKAT YÜKÜ
Sırrı saklar sinem, dökmez yazıya,
Ortak olmaz kimse, içte sızıya,
Boyun eğdik artık, kutlu yazıya,
Doymalı, acının, tadına doymalı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!