Haberin var mı?
Saatler geçmiş
Rüzgâr esmiş
Dal kırılmış
Haberin var mı?
Zulmeder geceler,
Çıkmaza sürekler aklım,
Seçenek bırakmaz yüreğim,
Dökülür pencereden ay ışığı,
Sabahı bulmak zor,
Çıkmaz sokaklarda,
Hadi durma sar sırtıma,
Dağ kadar ağır sözlerini.
Hadi durma doldur ciğerimi,
Okyanus kadar tuzlu suyla…
Hadi durma uzat yollarımı,
Ne dağlar düz,
Ne düzler bağ.
Yüreğin yettiği,
Gözün kestiği kadar
Gönül dağı...
Gün soldu penceremde…
Gün soldu penceremde,
Aklıma gelen, geldi sonunda.
Ne gecede rüya,
Ne de gündüzde hülya,
Ve gün sonu
Fırtınalı bir akşam
Gri bulutlar
Yüreğim gibi.
Yağmur yağar el ayak çekilince
Ağlar gökyüzü gözlerim gibi...
Gün ve insan…
Gündüz geceye soyunuyor,
Üşümüş olmalı hali,
Yırtık elbiseleriyle…
El yerine koyan yar,
Eleme kedere salan yar,
Yüreğime aldığım yar,
Ömrümü adadığım yar,
Gurbetine salma yar…
İniyor gökyüzünden akşamın karanlığı,
Buz tutan yüreğini gösteriyor dünya,
Serin serin esiyor akşamın rüzgârı.
Dumanı tüter bazı bacaların,
Kimi hesabını yapar kurum tutmaz bacası,
Sarılır battaniyeye geçiştirir üşümesini…
Grice…
Siyah mı beyaz mı?
Hayat denen yüzün rengi
Grice mi biraz yoksa yürekler…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!