Bak uzanıverdi dolunay geceye,
Umut aşılıyor karanlığa…
Bak yıldızlar serpilmiş gökyüzüne,
Dilek tut, akıp giden yıldıza…
Bak gecenin bir yarısı oldu,
Koşar adım geçiyor zaman, tan vaktine.
Demir attık yalnızlığa
Tam da mevsimi bu şarkıların,
Yaz bitti,
Sahiller yalnızlığa büründü.
Sonbahar geçti,
Deniz gibi insan...
Deniz gibi,
Bazen dingin,
Bazen dalgalı,
Bazen de fırtınalı insan...
Deprem…
Bir can ses veriyor enkaz altından,
Bir el uzanıyor molozlar arasından,
Bir yardım eli çekip alıyor o yıkıktan
Ve biz gözyaşlarıyla gülüyoruz sevincimizden...
Had de bilinir, hudut da
Sevgi de bilinir, saygı da
Ha, bilmeyenlere de, bildirilir.
Eş de bilinir, dost da
Sır da tutulur, söz de
Derin hendekler atarlar yüreğine,
Bir uçtan bir uca,
Bırakıp gidenler.
Kapatmaya gücün yetmez,
Atlamaya korkarsın.
Sorgusuz sualsiz kalırsın,
Derin bir kuyusun…
Eski bir şarkısın,
Dinlemekten usanmadığım.
Hep yeni bir şiirsin
Yüreğimde yaşayansın…
Ve bir akşam başladı kargaşa,
Suskunluğum sallandı,
Sıkıştı göğüs kafesim,
Dar geldi koca dünya…
Ve bir gece başladı sancı,
Dargınım...
Ne çok eşlik etmiştim
Güneşin batışına, doğuşuna
Mehtabın her haline.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!