Bir ses...
Hangi renkte ritim tutar acılar,
Koparır mı hayatın bağını bir makas.
Hangi köşe değiştirir akışı,
Değiştirir mi yaşamı bir gülüş...
Biz, siz, onlar...
Bizim elimiz ayağımız yok,
Bizim gücümüz kuvvetimiz yok,
Bizim sesimiz soluğumuz yok,
Bizim sarılacak ipimiz yok,
Masada üç kadeh
Biri bana
Biri kendime
Biri boş sandalyeye
Ben anlattım
Kendim dinledim
Geceye borcumuz var elbet,
Sarı hüzünlere de.
İki satır,
Belki de bir şiir,
Borçluyuz.
Sayısız sanırız vakitleri,
Bitmeyecek gibi harcarız,
Kendimize zaman ayırmadan,
Geçip gider siyah beyazdan…
Oysa sayılıdır yüzümüzün gülüşü,
Üç günlük yalan dünya,
işte geldik işte gidiyoruz,
taşıyacakmış gibi,
çuvallarca çilesini yükleniyoruz…
Koca alemde bir anlık ömür,
Tutanaklar tutuyorum,
satır satır.
Bazen şiir oluyor,
bazen bir cümle.
Akşamın kızıllığı başlar yüreğimde,
gün gün eksilir gece,
Boşu boşuna...
Sana adamıştım bütün ömrümü,
Yanıltmışım ben gönlümü.
Sana tutturmuştum yaşantımı,
Boşuna beklemişim yolunu...
Boşa kaymış yıldızlar,
Boşa yakalamışız o anı,
Boşa dilek tutmuşuz…
Boşa geçmiş aynı anda duygularımız
Boşa yazmışız şiirleri,
Boş verdim artık…
Boş verdim artık
Bu dünyanın yaşamına,
Sabahına akşamına,
Nefesine, sesine…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!