Beni bilmiyorsun beni,
Duymuyorum ben de seni.
Yürüyorum tek başıma,
Yazıyorum şiirimi.
Bu bir sessiz istila.
Sen;
Bir de gökkuşağı renkleri sen,
Yağmurla gelen.
Geç kalınmışlığın uykusu muydu?
Minik ellerinde tebessümler,
Kokulu gülen yüzler.
‘’Ne alırsınız?’’ diye sordu garson kız,
Baka kaldım, gülümsedim iştahsız.
Her bir baloncukta tiryaki zevkler,
İçildikten sonra kahvemdeki köpükler.
Seç getir raftan daha yaşanmamış,
Dün kırık, bugün kırık.
Yarına çıkar mı hıçkırık?
Şu dünyanın malı mülkü,
Sensiz hepsi kıçı kırık.
Dünyanın en güzel hediyesi,
Yine sevdiklerim için,
Yine sevdiğim için,
Ne garip bir yazgı,
Kendimden vazgeçiyorum.
Hoşçakal diyorum sevdiğim,
Nice sütler sağsan,
Nice arıdan bal toplasan,
Zeytinler, hurmalar tatsan,
İstesen de hayat döndürmüyor geri,
Öyle kırık öyle hevesle kalmış kalbi,
Akıp giden dünyası, yerin yok sanki,
Semasında dönen iki kelebek misali.
Nice sevdalar görsen de arkadaş,
İçimdeki ışığın söneceği zaman,
Gözlerinde parladı ilk o an,
Yine kavruldu, yürek kocaman,
Bak şimdi oldu hepsi yalan.
Saklı duygular nereye kadar,
Bir şeyler verin bana,
Aşk, sevgi, hüzün, kötülük, neşe...
Bir coşku verin..!
Nerede?
Yok...
Bütün fırtınalar dinmiş sanki,
Mutluluk parmaklarımda bir sihir,
Şıklatınca her taraf dolar tılsım.
Bedenimiz yıkanır baştan aşağıya.
Konfetiler yağar gökyüzünden.
Tutmaya çalışırız yağan yıldızları.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!