Yaşamış olmaları yetmez,
Bundan bahsetmeleri gerek.
Kuş tüyünün sesi gibidir,
Mutluluk…
Düşünülmesi bile felaket.
Oldu işte bir kere!
Yalın ayak seğirtti sokak ortasına çocuk,
Orada pamuk helvacı ve baloncu çocuk,
Niye yazdım şimdi bunları sana,
Yazdıklarım eksik olmasın,
Aklımdakiler çok, arada kalmasın.
Hayata dair enerjim yok diyorsun,
Belki elli kere konuştum! Biliyorsun;
‘’Çok düşündüm çok,
Yine mi yitip gideceğiz?
Yine mi sessiz olacak bu gidiş?
Yine mi cevapsız kalacak sorular?
Bir zamanlar bir film vardı,
Issız adam,
Bir anda yok olan sevda.
Selam...
Sen yazamadın yine ben yazayım dedim,
Yazmadan yazmıyorsun zaten oldum olasın!
Kelimeler kolay aktı dizildi, öyle doldu taştı,
Uzun oldu bu sefer, sonuna kadar okumalısın.
Gelirken dünyaya uzanan eller önünde,
Aklımda ruhumun kalbi bulutlar içinde,
Işığa atılmış bir ok gibi doğum geçince,
Yere inene kadardır şu ömür derdince.
Sonradan düşen melekler şehrinde,
Hani şu geceler var ya,
Susmayan heceler var ya,
Hani güneş de doğar ya,
Beyazlar düştü şimdi sana.
Kalbimde bir mezarlık dolusu,
Neredeyiz?
Kiminleyiz?
Yolculukta bir mola,
Belki bir durak.
Kim bilir kaçıncı soluk,
Umuda yolculuk.
Ulu dağlarım var benim,
Kekik toplar karacalarım.
Koca denizlerimde yunuslarım,
Üzerinde aşkla dolan yelkenim.
Göğün göğsündedir yüreğim,
Martılarım, çalı kuşlarım, hayallerim.
Kelimelerin en güzelini sakladım sana,
Bak, bahar buralar şu kışın ortasında,
Aç pencereni haydi..! Kocaman kucakla,
Sevgidir o kelime, sevdaya yolculukta...
Beyaz kalemle yazdım seni sayfalarıma,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!