Ayrı iki yakanın insanlarıyız biz,
Pırlanta düğmeler bulursak ilikleriz.
Gözlerden gözlere ateş düşerse,
Başağın elleri pamuklar sererse.
Yarım sevdaların insanlarıyız biz,
Vaktiyle bir gül varmış;
Vaktinde açmayan,
Ne güneşler düşmüş de,
Güz gelirse yorgun güzelliğe,
Yüzünde asılı kalan hüznü ile.
Canını yakmak ister ela gözleri,
Kırıp içinden çıkarıp sevdiğini.
Yüzüne yüzüne uçuyor saçları,
Her gün yeniden doğar gibiyim.
Sensiz zamana dalar gibiyim.
Unuttum seni, seni sevmeyi,
Hayatın tadına varır gibiyim.
Hey aşkım! N’olur gelme,
Sözler, renkler, düşler.
Hepsi bir oldu,
Seni bekler.
Açmayan gülüşler,
Candan bakışlar,
El eledir düşler.
Kahvemle bu gece,
Efkarım da yanımda.
Aklımda bin bir heyecan,
Bir o kadar ürkek dokunuş.
Toz uçup uçup toplanıyorsa,
Bugün bir miskinlik var yüreğimde,
Sana mı alıştım ne..?
Olmaz öyle..!
Her dakikam her saatim her anım,
Seninle titremeli zamanım,
Heyecanım...
Maviler yanında hüzünlü gönül,
Kıyısında sayar sakin dalgaları,
Şubat güneşi de ara ara dökü,l
Resmet giden gelen vapurları.
Dalıyor kara balıkçıl arayışına,
Zamanı bırakıyorum,
Yüzünde kuruyan yapraklar arasına,
Evet,
Koca bir zaman.
Bırakılmış olsam da…
Şimdi dünyanın küçüklüğünde karşılaştığımızda,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!