Anılarımda gezdim bu gece,
Epey süslüydüler.
Ama çiçeksiz,
Bir de kurdelesi yok.
Daldım öylece anımsadım,
Fırtınalı bir gün akşamında,
Yürüyorum savrulan insanlarla,
İçimde çılgın bir bekleyiş,
Ve yağanların uçuştuklarında...
İşte bir haber daha..!
Yığılanların altında ne kalmışsa,
Tek düşmüyor yapraklar dalından,
Gönüller beslenir aşk suyundan,
Değişmez yaşam döngüsü ezelden,
Kesmeye gör can ağacı kökünden.
Var olur önünde kocaman orman,
Bir ağaç gölgesinde yarım aksak
Sonsuza uzanan yolun başında
Bütün topladıklarım, yükler heybede
Durma haydi kalk yorgun ayaklarım
Eskimeyen yalnızlığımla beraberim
Bir gemiydi ayrılan o limandan,
Yelken açıldı garip umutlardan.
Demir alsın zincir zincir hüzünleri,
Elbet kurtulup kahrından.
Hayallerini yüzdürdü, sevdalarını,
Severken insan bildiğini kendisine,
Söyleyemiyor kalbindeki hücresine.
Dinledim umarsızı acıyı insanlaştırarak,
Başladım unutmaya yolumu da bularak.
Eski beni kafesinden çıkardım çekerek,
Sırtlandı omzuna terazisini,
Bir an sonra ne getirir bilmeden,
Dudaklarında şarkılar, türküler,
Yürüdüğü yolda çiçekler, böcekler...
Şaşkınlık içinde hayat,
Sazına, sözüne kim bakar ki,
Hayalim var benim, kocaman.
Cakalı endamına kim yanar ki,
Hayalim var benim, kocaman.
Neyleyim ruhuma sokulmazsan,
Ah! Benim yaptıklarım kendime,
Demişti! ‘’Devam edeceksen üzülme.’’
Elde değil işte çok sevince,
Daha inmedik derine yeterince.
Daha dur eskimedi yeni mekanım,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!