İçimden konuşuyorum seninle
Kendime anlatıyorum seni
Yarım asırlık özlemini
Ve fani olmayan sevgini
Duyuyor musun sesimi
Bir adam tanıdım
Elleri ak, gözleri cennet, düşleri gökyüzüydü.
Bir adam tanıdım
Duruşu heybet, bakışı devrim, gülüşü ömürdü.
Bir bayram daha geldi
Sen yoksun yine babam
Gözyaşlarım kurudu
Kalemim sustu babam!
Hasretin yığın yığın
Yıllanmış hasretimi giderdim bizim boz dağlarla
Kutlu davamı çiviledim Kazlar’ın zirvesine
Hiçe sayılan dinimizi yücelttim dualarla
Zavallı haldeki Türkçemizi şahlandırdım yine.
Bir ceylanın masumiyetine sığındım dünyadan
Kanat takıp kollarıma uçacağım ayak bastığın her yere
Mübarek topraklarda nefes aldığın havayı soluyacağım
Nur cemalini köşe bucak arayacağım gül kokan menzilde
Yeter ki sen bana bir kere gülümse canımın canı Efendim
Elini ayağını öpeceğim sana sevdalı ümmetinin
Duygular da yorulur
Bu öyle bir yorgunluk ki
Sessiz kaldığın şeyler volkan gibi patlar ağzında
Yutkunamazsın
Sineye çektiğin kırgınlıklar tonlarca ağırlık misali
Taşıyamazsın
Muhammed denince aklım duruyor
Kafam karışıyor, beynim donuyor
Açan güllerin hepsi Sen kokuyor
Sen güllerden de güzelsin Efendim
Mekke denince imanım coşuyor
Şimdi fırtına gibi esiyor gönlüm
Ortalığı yakıp yıkmak istiyorum
Ondan geriye kalan hatıraları
Adını aklımdan silmek istiyorum
Ah benim yüreğim, kaç kez dedim sana
İçimde uğuldayan bir ses
Darmadağınıklığım isyanda
Ah, intihara gebe suskunluklarım
Canımı yakan kırgınlıklarım
Yusuf’un güzelliğini bahşetmiş sana Mevlam
Umudun ışığını saçıyor nur dolu çehren
Seni sevmek kalbimin borcu oldu zeytin gözlüm
Umrumda değil senin de beni sevip sevmemen.
Fesleğenimsin dokundukça ferahlık bulduğum
Kara sevdamsın coştukça kaybetmekten korktuğum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!