İçimde uğuldayan bir ses
Darmadağınıklığım isyanda
Ah, intihara gebe suskunluklarım
Canımı yakan kırgınlıklarım
Muhammed denince aklım duruyor
Kafam karışıyor, beynim donuyor
Açan güllerin hepsi Sen kokuyor
Sen güllerden de güzelsin Efendim
Mekke denince imanım coşuyor
Şimdi fırtına gibi esiyor gönlüm
Ortalığı yakıp yıkmak istiyorum
Ondan geriye kalan hatıraları
Adını aklımdan silmek istiyorum
Ah benim yüreğim, kaç kez dedim sana
Şimdi gitme zamanı
Gözbebeğimden sıyrılan kırgınlığımla
İçimde fırtınalar koparan yalnızlığımla
Büyüdükçe sessizlik içinde küçülen dünyamla
Herkese ve her şeye inat gül kırmızı sevdamla
Görseydim o yüzünü, o kalem kaşlarını
O Cennet gözlerini, o siyah saçlarını
O inci dişlerini, o yeşil sarığını
Gözlerim dünyadan açık gitmezdi, Efendim
Duysaydım dilinden baldan tatlı sözlerini
- Mustafa İsmail-TEO’yu Filibe’ye uğurlarken
Kırcaali FRİENDS Sanat Grubu adına-
TEO gidiyor şehirden
Kalbimiz sızlıyor derinden
Gönüller bir olmuş kopmuyor
Sende geldim dünyaya sıcak bir Eylül günü
Annemin cennet gözlerini ilk sende gördüm
Sende duydum babamın ilk “evladım” sözünü
Hiçbir şeye değişmem seni güzel Kırcaalim!
Sende çıktım bilginin sırlı yolculuğuna
Beni düşün;
Darmadağın bir hayat
Durmadan hüzün doğuran acı
Ah, şu hayalin de olmasa
Parlar mıydı nur gibi yüzün?!
Hayat bir nefestir sonsuzluğa uzanan
Her anı sırlarla bezeli bir muamma
Gelmişi geçmişi tek celsede boşayan
Geleceği gayblarla örülü bir umma
Akıl ermez mucizevi işleyişine
Bir dal gibi kırıldı kalbim gidişinle
Hem bu kaçıncı gidişin saymadım zalim
Bir türlü bitmiyor imtihanım seninle
Ya cennetim olacaksın, ya cehennemim.
Ayrılıklar aşkı unutmaya yeter mi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!