Şair Zahit Güney’e ithaf
Bugün,
Tek silahim; kalemim kırıldı
Mürekkebim dondu
Yüreğim,
Hak mıdır, Mecnun’un Leyla’ya ihanet etmesi
Hak mıdır, insanın kan bağını inkar etmesi
Hak mıdır, askerin komutanına silah çekmesi
Hep o kıyamadıklarımız kıyar bize nedense!
Diri diri mezara gömdü Meleğim dediğim
Çocuklar gibi ağladım arkanda
Gözyaşlarımı silmeni bekledim
Çok umut bağladım verdiğin söze
Alçak olduğunu nerden bilirdim....... Resmiye Mümün
Ben Charlie Ebdo değil, Hazreti Muhammed’im
Peygamber aşkıyla yanar şu zavallı yüreğim
Anam, babam sana feda olsun Ya Resulallah!
Hak yoluna canım kurban olsun Ya Habiballah!
Ben Charlie Ebdo değil, Hazreti Muhammed’im
Hadi yüreğim, gidelim artık bu şehirden
Akbabaların, çakalların öttüğü yerde
Çıkamazsın düştüğün aşk çemberinden
Sevgini haykıramazsın minik serçe
Hayallerini anlatamazsın martıya
Endamı, orta boylu, gül fidana benzerdi
İri kara gözleri, cenneti müjdelerdi
Uzun siyah saçları hafif dalgalanırdı
Hazreti Muhammed çok yakışıklı adamdı
İnce ve gür kaşları, hilali andırırdı
Baba,
Dün gece
Yine seni gördüm rüyamda
Birlikte dolaşıyorduk
Şehir meydanında
Sen
Sen yoksan, geceyi kucaklayamam
Sen yoksan, sabahı selâmlayamam
Yıldızlar kapkara yüzüme bakmaz
Yıldızlar sönmüş ışığını saçmaz
Sen yoksan, mehtabı seyrededurmam
Ben dağlarda yetişen yaban gülüyüm
Soluk pembe ve beyaz çiçeklerim var
Parlak kırmızı renkte meyve veririm
Kıymetimi bilir çok nadir insanlar
Kısa boylu, sarkık dallı, dikenli çalıyım
Kapat bütün kapıları
Kapat bütün pencereleri
Issız çöllerden sesim gelmesin sana
İstemem duyma yüreğimin feryadını
Sessiz çığlıklarım çare değil aşka




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!