Farz et ki, ben seni hiç sevmedim
Hiç okşamadım ipek saçlarını
Farz et ki, ben seni hiç öpmedim
Hiç saklamadım kirpik kıllarını
Farz et ki, ben seni hiç görmedim
Dost denince içim sızlar arkadaş
Bilsen kaç dost sırtımdan vurdu beni
Oysa ben dostu edindim yoldaş
Hak etmedim dost ihanetlerini
Bir lokma ekmeği ikiye böldüm
Kaldırdım başımı seyre daldım alemi
Alem zulümat içinde kupkuru bir çöl
Para pul her zaman haklı kılar zalimi
Hak, hukuk, adalet bataklık bir göl
Kalpler dünya sevgisi mührüyle damgalı
Nereye gidiyorsun böyle
Kimden kaçıyorsun
Yüreğini arkada bırakıp
Uzaklara gideceğini mi sanıyorsun
Bu şehir
Bu yollar
Bir adam vardı
Hesapsız kitapsız bana gelen
Cebindeki üç beş kuruşu
Hesapsız kitapsız bana veren
Bir adam vardı
Bakma mutlu gibi görünüşüme
Ne acılar taşırım bilemezsin
Bakma kahkaha dolu gülüşüme
Ne gözyaşı saklarım bilemezsin
Bakma güçlü gibi görünüşüme
Teyzem Gülüzar Çelik’e
Koskoca bir dağı devirdi zaman
Bir dağ ki, daima heybetli durdu.
Şeker hastalığı vermedi aman
Doktorlar, ilaçlar beyhude oldu.
Elim ayağım buz kesmiş, donuyorum
Güneş ışığını getirmiyor bana
İçimde kıyamet kopmuş, ölüyorum
O zalim, yaptı yapacağını bana
Şimdi ben yol ayrımında duruyorum
Elveda deme, eller vedalaşsın
Kalbimi kırma, orada sen varsın
Sevgimi üzme, sevmeyenler yansın
Sevdiğim gitme, sensizlik ağlasın!
Beni ben eğledin, ruhumda cansın
Ne zaman karar verdin beni terk etmeye
Ne zaman yüreğinden söküp attın beni
Sen değil miydin “Senden ayrılamam” diyen
Sen değil miydin gözünden kıskanan beni
Ne zaman karar verdin ecelim olmaya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!