Dost denince içim sızlar arkadaş
Bilsen kaç dost sırtımdan vurdu beni
Oysa ben dostu edindim yoldaş
Hak etmedim dost ihanetlerini
Bir lokma ekmeği ikiye böldüm
Kaldırdım başımı seyre daldım alemi
Alem zulümat içinde kupkuru bir çöl
Para pul her zaman haklı kılar zalimi
Hak, hukuk, adalet bataklık bir göl
Kalpler dünya sevgisi mührüyle damgalı
Nereye gidiyorsun böyle
Kimden kaçıyorsun
Yüreğini arkada bırakıp
Uzaklara gideceğini mi sanıyorsun
Bu şehir
Bu yollar
Sen yoksan, geceyi kucaklayamam
Sen yoksan, sabahı selâmlayamam
Yıldızlar kapkara yüzüme bakmaz
Yıldızlar sönmüş ışığını saçmaz
Sen yoksan, mehtabı seyrededurmam
Ben dağlarda yetişen yaban gülüyüm
Soluk pembe ve beyaz çiçeklerim var
Parlak kırmızı renkte meyve veririm
Kıymetimi bilir çok nadir insanlar
Kısa boylu, sarkık dallı, dikenli çalıyım
Teyzem Gülüzar Çelik’e
Koskoca bir dağı devirdi zaman
Bir dağ ki, daima heybetli durdu.
Şeker hastalığı vermedi aman
Doktorlar, ilaçlar beyhude oldu.
Bakma mutlu gibi görünüşüme
Ne acılar taşırım bilemezsin
Bakma kahkaha dolu gülüşüme
Ne gözyaşı saklarım bilemezsin
Bakma güçlü gibi görünüşüme
Elim ayağım buz kesmiş, donuyorum
Güneş ışığını getirmiyor bana
İçimde kıyamet kopmuş, ölüyorum
O zalim, yaptı yapacağını bana
Şimdi ben yol ayrımında duruyorum
Elveda deme, eller vedalaşsın
Kalbimi kırma, orada sen varsın
Sevgimi üzme, sevmeyenler yansın
Sevdiğim gitme, sensizlik ağlasın!
Beni ben eğledin, ruhumda cansın
Ne zaman karar verdin beni terk etmeye
Ne zaman yüreğinden söküp attın beni
Sen değil miydin “Senden ayrılamam” diyen
Sen değil miydin gözünden kıskanan beni
Ne zaman karar verdin ecelim olmaya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!