seninle
ve kucağımda duran
pembe tokalı bez bebeğimle
bodur bir pencereden
gagasıyla bizi selamlayan
kuşları ısıtırdık kalbimizde.
yanıbaşımda arşınlarken sen kaldırımları
dağılsın
bağrımızdaki sonsuz gökyüzünde
dayanılmaz sancıları hasretin.
boğulurken gecelerimizin kan kusturucu sanrılarıyla
ölümü düşleyelim
hayal fidanlarımızla
yeşeren düşler bahçesi
tıpkı senin ruhunun varlığı gibi
bulanık yanımda.
o bahçeyi yaktım gözlerinin önünde,
alevlenen hayallerinin
ey sen umudunu yitiren dağ çiçeği
dağlarının eteklerinden gür sesinle
haykır
geçmişinin pas tutmuş elemlerine
haykır ki umut olsun
acılarını oyuncağı yapan elleri kınalı
sokaklardan
ayak sesleri yankılanırdı isyanların.
şehrin kuşluk vaktinde debelenirken gece
yüreklerimizin deniz fenerlerinde yanardı
devrimin karanlıkları parçalayan ışığı.
sessiz bir uğultu olurdu kulaklarımda
saat sabaha karşı 3:45
uyku tutmuyor bir türlü
seni düşünüyorum
perde perde kirpiklerini
kahve koyusu gözlerini
yanaklarındaki çillerini
aşk kadar eski bir sokakta rastlayayım sana
hiç tanışmamışızcasına sık elimi
alaycı merhametiyle bir yabancının.
tarumar et gözlerinle içimdeki hengameyi
en buğulu karanlıklarımın
şafakları doğsun
ölümden bir kaftan kuşanan savaşçılar
geçiyordular gecenin boğuk saatlerinde
şehrin yamacına uzanan sıradağlardan
izleri vardı kanlarını akıttıkları kılıçların bağrımda
acılarıyla sevişirdim her gece izlerin
tan vakti gelip çatardı çıkmaz gecelerimin soluğuna




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!