seninle
ve kucağımda duran
pembe tokalı bez bebeğimle
bodur bir pencereden
gagasıyla bizi selamlayan
kuşları ısıtırdık kalbimizde.
küçük çırpınışları
büyük bir devin ayak sesleri gibi
yankılanırdı zihnimde.
siz bilir miydiniz
ne kadar özgürdü kuşlar!
özgürlüğü haykırırlardı
kalbi paslanmış makinelere.
ve bir battaniye gibi örterlerdi gökyüzünü
sonsuz bir hayat akardı
bedenlerinin içinde.
bense sonsuzluğu düşlerdim
bir kuşun pervasızlığıyla.
apansız gittikten sonra sen,
yeis kaplamıştı küçücük yüreklerini
kasım’ın sızlayan gecesinde
ağıdın olmuştu bu şehrin yağmurları.
senli cümlelerin
hüznüyle yıkamışlardı yüzlerini.
varlığının sıcaklığıyla ısıtırdın onları,
üşümüşlerdi hiçliğinde seninle birlikte.
bir asırdır üşütürdü içimi
zalim sonbahar
ölüm kokuyordu esen rüzgarından
ölüm korkusuydu kuşları esir eden tanrı’ya
belki de ölüm
yerinde sayan rüyalarım kadar güzeldi
güzel olan ölüm müydü?
oysa misk kokulu bir bezdi altı üstü.
ben sonsuzluğu izlerken
gökyüzünün kanayan pencerelerinden
anladım
vaktin gelmişti çoktan
artık açık bırakmıştım ruhumun kapılarını
içinden sonsuzluğa geçsin diye kuşlar
ve sen
-bir gün kuşları da vururlar!- demiştin bana
bugün kuşları da vurdular.
Renan RayKayıt Tarihi : 4.05.2026 00:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



