sokaklardan
ayak sesleri yankılanırdı isyanların.
şehrin kuşluk vaktinde debelenirken gece
yüreklerimizin deniz fenerlerinde yanardı
devrimin karanlıkları parçalayan ışığı.
sessiz bir uğultu olurdu kulaklarımda
şehri saran postalların pis kokuları.
kaldırımlardaki istibdat çığlıklarını ezen
bağrı yanık bir memleket türküsüydün sen.
kimi zaman gözyaşıydın bir annenin
kederiyle acılı sancılarla inleyen.
suskunluğumu
yüzyıllardır bozguna uğratırdı
aşkın karşısında titreyen kelimelerim.
ip bağlayıp bir kısmının ucuna
savuştururdum karadeniz’e
bazen bir devrimin ağıdı olur
fısıldarlardı kulaklarıma.
nicesi de asılı kalırdı satırlarımın
uçsuz bucaksız uçurumlarında
ve sonra hepsi birer birer
kurşun gibi dizilirdi boğazıma.
ama sen
yeni bir anlam katardın kelimelerime.
isyanların olurdu susuşların
sessizliğinin çığlıklarıyla haykırırdın
cehaletin yozlaşmış beyinlerine.
sen geçerken
haddini bilirdi bütün kaldırımlar.
rengarenk bir özgürlüğün resmini çizerdin
karanlığa sıkışmış.
bir ilkbahar sabahıydın sen
ruhumun perdelerinden sızardı aydınlık.
birlikte ölen çocukların mezarlarına
solmuş karanfiller asardık.
varmayı düşlerdik sisli hürriyet bulvarlarına
bir zamanlar nâzım gibi varna’da.
selamlardık teker teker
karanlıkların kızıl güneşi olan kır çiçeklerini
henüz yıkamamışken sessizliği şafak.
kimi zaman tütün kokardı avuçlarımız
mermiler sökülürken falanjistlerden.
ama hiçbir zaman indirgemezdik
özgürlüğü esarete
özgürlüğün fidanlarını yeşerten
bir bahar yeliydik biz seninle
bu topraklarda esen.
Kayıt Tarihi : 4.05.2026 00:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



